
Beykoz
ilçesinde çok sayıda kaçak yapının olması birçok yaşamsal sorunu da hayatımıza
getirmiş oldu. Eski ve sağlıksız yapılar, deprem riski, yetersiz altyapı ve
üstyapı halkın yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. 2012 yılında resmiyet
kazanan 2B kanunu ile mülkiyet sorunun çözümü noktasında önemli bir adım
atılmış oldu. Daha sonraki yıllarda ilçenin Boğaziçi öngörünüm bölgesi hariç
diğer bölgelerinde imar planları gerekli onaylar alınarak yürürlüğe girmiş
oldu. Günümüzde, Gümüşsuyu, İncirköy, Zerzevatçı Mahalleleri hariç Beykoz
genelinde imar olup, bu bölgelerdeki parsel sahipleri arsalarına imara uygun
bina yapabilirler. İlçe genelinde imarlı alanların çok olması kaçak ve eski
yapıların kentsel dönüşüm yoluyla yıkılarak yenilenmesi mümkündür.
Buna
rağmen yine de kaçak inşaat yapmak veya yaptırmanın hiçbir mantığı yoktur. İlçede
en büyük sektör olan kaçak inşaat yapma veya yaptırma işi artık gündemden
kalkmalıdır. Yapı kontrol yetkisinin olduğu Beykoz Belediyesi’nin kaçak inşaat
yapılmasına izin vermemesi ve bu mevzuyu ilçe gündeminden kaldırması çok doğru
bir davranış olacaktır. 2004 yılında yayınlanan 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın
184. maddesi; ‘’Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapan veya
yaptıranlar 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ‘’ denilmesine
rağmen halen daha kaçak inşaat yapmanın riski ortadadır. Belediyeden gayri
resmi olur almadan kaçak inşaat yapılması mümkün değildir. O yüzden Belediye
içinde bu yola giren kişilerin tespit edilerek gereği yapılmalıdır. Bu yolla
yapılmış inşaatların yıkılması gayet doğal bir durumdur. İmar sorunu ilçe
gündeminde her zaman ilk sırada olmaya devam etmektedir. İBB ve Beykoz
Belediyesinin yaptığı imar planları ile bu sorunların zamanla azalacağı
kanaatindeyim.
Kaçak
inşaat yapma veya yaptırmanın artık ilçe gündeminden çıkması dileğiyle...