
Mayıs ayının sonlarına doğru okullarda farklı bir hava oluşur.
Koridorlarda son yazılıların telaşı, sınıflarda yükselen not hesapları, evlerde ise yaklaşan karne döneminin sessiz gerginliği hissedilir. Özellikle LGS’ye hazırlanan öğrenciler için bu dönem, sadece bir sınav süreci değil; aynı zamanda emeğin son virajıdır.
Bu süreçte sıkça duyduğumuz bir cümle vardır: “Son anda yetişir.”
Oysa eğitim, son gece öğrenilen bilgilerle değil, zamana yayılan emekle şekillenir. Son haftalarda sıfırdan konu öğrenmek çoğu zaman öğrenciyi daha fazla kaygıya sürükler. Ancak daha önce çalışılmış, temeli atılmış bilgilerin tekrar edilmesi bambaşka bir etki oluşturur.
Çünkü tekrar; eksik bir binayı aceleyle tamamlamak değil, zaten kurulmuş yapıyı sağlamlaştırmaktır.
Bazen öğrenciler “Yetişmedi.” duygusuna kapılıyor. Oysa birkaç haftalık doğru tekrar, öğrencinin hem özgüvenini hem netlerini ciddi şekilde değiştirebilir. Aslında sınav dönemlerinde fark oluşturan şey çoğu zaman yeni bilgi değil, mevcut bilgiyi diri tutabilmektir.
Velilerin de bu süreçte çocuklardan mucize beklemek yerine onların psikolojik yükünü hafifletmesi gerekiyor. Sürekli sonuç konuşulan evlerde kaygı büyür; ama emeğin fark edildiği evlerde çocuk kendini daha güçlü hisseder.
Unutulmamalıdır ki her öğrencinin temposu farklıdır. Kimi hızlı öğrenir, kimi tekrar ederek güçlenir. Bu yüzden son haftalar panik zamanı değil, sakinleşip mevcut birikimi toparlama zamanıdır.
Belki de öğrencilerin şu günlerde en çok duymaya ihtiyacı olan cümle şudur:
“Eksiklerine değil, bugüne kadar verdiğin emeğe odaklan.”
Bu konuyu fazlasıyla önemsiyorum. Çünkü bugün bizlere sıradan görünen sınav haftaları ve karne telaşları, aslında geleceğin şekillendiği süreçlerin bir parçası.
Bugünün öğrencileri, yarının doktorları, öğretmenleri, mühendisleri, sanatçıları, sporcuları olacak. İyi okullara giden, kendini geliştiren, hayata sağlam hazırlanan çocuklar; bu küçük görünen dönemlerin içinden geçerek büyüyor.
Bu yüzden çocukların yalnızca notlarına değil, verdikleri emeğe, gösterdikleri çabaya ve taşıdıkları sorumluluğa da dikkatle bakmak gerekiyor. Çünkü bazen başarı, son anda gelen mucizelerle değil; düzenli emeğin fark edilmesiyle büyür. Zaten bu dikkat, beraberinde başarıyı getirecektir.
Şimdiden tüm öğrencilerimize yüksek notlar, istedikleri puanlar ve iyi tatiller diliyorum.