Her Haberin
Bir Emeği Vardır
Dijital
çağın en büyük avantajlarından biri, vatandaşların yaşadıkları sorunları,
gördükleri eksiklikleri ve gündelik hayata dair gelişmeleri çok hızlı bir
şekilde paylaşabilmesidir. Özellikle yerel ölçekte faaliyet gösteren sosyal
medya platformları ve dijital paylaşım kanalları, vatandaş ile kurumlar
arasında önemli bir köprü görevini üstlenmiş gözükmektedir.
Mahalledeki
bir sorunun duyurulması, bozulan bir yolun paylaşılması, trafik yoğunluğunun
anlık olarak aktarılması ya da günlük yaşamı etkileyen bir aksaklığın görünür
hale getirilmesi elbette kıymetlidir. Hatta günümüz iletişim anlayışında bu tür
platformların önemli bir ihtiyacı karşıladığını söylemek gerekir.
Ancak burada
üzerinde durulması gereken başka bir konu vardır: duyurmak ile habercilik aynı
şey değildir.
Bir olayın
fotoğrafını ya da videosunu paylaşmak, bir sorunu görünür kılmak veya
vatandaşlardan gelen içerikleri yayınlamak kamuoyuna katkı sağlayabilir. Fakat
habercilik bundan çok daha fazlasını gerektirir. Araştırmak, doğrulamak, bilgi
toplamak, farklı görüşlere ulaşmak, sahada bulunmak, soru sormak ve elde edilen
bilgiyi gazetecilik ilkeleri doğrultusunda kamuoyuna sunmak bu mesleğin temel
unsurlarıdır.
Bugün birçok
dijital platform anlık bilgi akışı sağlamaktadır. Zaten isimleri de bunu
anlatmaktadır; duyurmak, paylaşmak, göstermek, gündeme taşımak...
Bu
yönleriyle önemli bir işlev üstlenmektedirler. Ancak bu durum onları otomatik
olarak haber kuruluşu ya da gazetecilik faaliyeti yürüten kurumlar haline getirmez.
Çünkü
gazetecilik yalnızca paylaşmak değil, üretmektir.
Gazetecilik
yalnızca görmek değil, araştırmaktır.
Gazetecilik
yalnızca aktarmak değil, doğrulamaktır. Çünkü her görünen her zaman doğru
değildir.
Yerel basın
ise bunların yanında bir kentin ve ilçenin hafızasını oluşturur. Yıllar boyunca
yayımlanan gazeteler, arşivleriyle yaşadıkları kentin tarihine tanıklık eder.
Bir ilçenin kültürel yaşamı, eğitim faaliyetleri, siyasi gelişmeleri, başarı
hikâyeleri ve toplumsal dönüşümü gazete sayfalarında kayıt altına alınır.
Bugün açılan
bir sosyal medya hesabı yarın kapanabilir. Ancak yıllardır yayın hayatını
sürdüren yerel gazetelerin arşivleri, o kentin yaşayan hafızası olarak
varlığını sürdürmeye devam eder.
Bu nedenle
dijital paylaşım platformlarının kamuya olan katkısını teslim ederken,
kavramların da doğru kullanılması gerektiğini, bu işin emekçisi olarak
söylemeyi borç biliyorum.
Duyurmak
başka bir iştir, habercilik, gazetecilik başka bir iştir. Anlık paylaşımlar
başka bir ihtiyacı karşılar, gazetecilik ise kamu adına bilgi üretir ve kayıt
tutar. Üstelik tüm bu işleri kendi personelleriyle yürütür, vatandaşlardan
gelen materyalleri de araştırmadan doğruluğunu kanıtlamadan kullanmaz.
Yerel
basının yıllardır sürdürdüğü emek, yalnızca birkaç paylaşım yapmakla ölçülemez.
Çünkü gazetecilik; zaman, birikim, sorumluluk ve emek isteyen bir meslektir.
Herkes bir
şeyi duyurabilir.
Ama her
duyuran, haberci değildir.