BURUN KIVIRIRSAN DUVARA TOSLARSIN...

27-12-2025 4133 Yorum yok. Yorum Ekle

Aslında bir soru sormak istiyorum. Ama sorudan önce, bugün içimde olanı söylemem gerekiyor. Bugün, 15 yaşındaki bir erkek çocuktan neredeyse 48 saattir haber alınamadığını öğrendim. Korktum. Bahsettiğimiz aile; eğitimli, kültürlü, bilinçli dediğimiz bir aile. Hani deriz ya, mürekkep yalamış diye.

Peki eksik neydi? Ailenin mi, çocuğun mu fazlası vardı? Asıl soru şu: Biz bugün iletişimi nereden kuruyoruz? Birbirimizle mi? Ailemizde mi? Eşimizle, çocuğumuzla, anne babamızla mı?

Yoksa… Dur bir bakayım deyip sustuğumuz bir ekrandan mı? En fazla kime susuyoruz biliyor musunuz?  Kendimize. Bunu nereden biliyorum? Ukala olduğumdan değil, çok bildiğimden hiç değil. Sadece görüyorum. Üç maymunu oynamıyorum. Görüyorum. Duyuyorum. Konuşuyorum.

Susmayı da düşünmüyorum. Şimdi buradan şuraya geliyorum:

Akran Zorbalığı: Çocuklar Arasında Olur denilip geçilemeyecek kadar ciddi bir konu akran zorbalığı, çocuklar arasında olur cümlesiyle geçiştirilecek bir mesele değildir. Çünkü bu cümle, çoğu zaman bir çocuğun sessizce taşıdığı korkunun, utancın ve yalnızlığın üstüne çekilen kalın bir perdedir.

Zorbalık sadece vurmak değildir. Görmezden gelmektir. Alay etmektir… Lakap takmaktır. Dijitalde linçtir. En tehlikelisi: normalleştirilmesidir. Bir çocuğa takılma, şaka yapıyorlar dediğimizde ona şunu öğretiriz: Canın yanıyorsa sus, rahatsızsan katlan, yalnızsan kimseyi rahatsız etme.

Burada sorumluluk sadece zorbalığı yapan çocukta değildir. Gören ama susan yetişkindedir. Büyütmeyelim diyen idarecidedir. Bizim zamanımızda da vardı, diyerek geçiştiren sistemdedir.

Zorbalıkla baş edemeyen çocuk zayıf değildir. Onu koruyamayan ortam yetersizdir. Bir çocuğun okula gitmek istememesi, içine kapanması, öfke patlamaları ergenlik diye etiketlenemez.

Bunlar bazen bir yardım çağrısıdır. Ve yardım çağrılarını duymayan her yapı, bu sessizliğin ortağıdır. Akran zorbalığıyla mücadele afişle olmaz. Net duruşla olur. Kararlı yaptırımlarla olur. Samimi takiplerle olur. Çünkü çocuklar söyleneni değil, izin verileni yapar.

Ve son olarak şunu açıkça söyleyeyim: Üç maymunu oynamaya devam edersen… Profesyonel desteğe; bırak ya, ben deli miyim? diyerek burun kıvırırsan, bir gün o burnunla duvara toslarsın.

Bugün benim bahsettiğim ailede yaşandığı gibi ve yarın senin hayatında yaşanabileceği gibi...

Sağlam temeli olmayan bugünün, yarını olmaz. O yüzden soruyorum: Üç maymun mu? Yoksa rota danışmanlığı mı?  Düşünüle!  Diyeceklerim bu kadar. Anadoluhisarı’ndan saygı ve hürmetle, sağlıcakla mutlu yarınlar efendim.

Ozan Derviş

MEKÂNIN CENNET OLSUN İSMET BABA

26-07-2026 Yorum yok. 979
Neyir Erkan Şişman

PEDALA TAKILMAK

26-07-2026 Yorum yok. 915
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

MESUDİYE BULUŞMALARIMIZ

26-07-2026 Yorum yok. 907
Hacı Arıcı

ÇALIŞ, İNAN VE ENDİŞE ETME!

26-07-2026 Yorum yok. 709
Cüneyt Pulant

Kime Güven Duymak İstesek Paramparça Oldular

26-07-2026 Yorum yok. 728
Yaprak Akın

Sosyal Medyada Yeni Dönem: Yasak mı, Doğru Pazarlama mı?

26-07-2026 Yorum yok. 630
Asım Özdemir

GÜZEL BİR SEZON

08-07-2026 Yorum yok. 846
Erdal Uzuner

BOZULAN EKONOMİ VE BOZULAN TOPLUM YAPISI

29-06-2026 Yorum yok. 947
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 12684