
Yalan hastalığı, patolojik yalan söyleme olarak da bilinen bir durumdur. Bu durum, kişinin sürekli ve alışkanlık olarak yalan söylediği bir psikolojik rahatsızlıktır. Yalan hastalığı, kişinin ilişkilerini, işini ve genel olarak hayatını olumsuz etkileyebilir.
Yalan
hastalığının belirtileri ise: Sürekli yalan söyleme, Gerçekleri çarpıtma,
Başkalarını kandırma, Kendi kendini yüceltme, Sorunlardan kaçınma gibi.
Yalan
hastalığının nedenleri ise: Güven eksikliği, Korkular, Özgüven eksikliği,
Psikolojik travmalar, Kişilik bozuklukları gibi.
Peki
yalan nedir?
Gerçeklerin
üzerini kapatmak ve başkalarını yanıltmak amacıyla söylenen sözlere yalan
denir. İnsanlar olarak neredeyse hepimizin hayatında başvurduğu bir yol
olmuştur yalan. Kimimiz zor bir durumdan kurtulmak, kimimiz bize ait olmayan
bir şeye sahiplenmek için yalana başvururuz. Ama unutmamalıyız ki, yalan
söylemek çok kötü bir huydur; er geç ortaya çıkar ve yapanı güç durumda
bırakır. Söylediklerinin yalan olduğu anlaşılan insanlar başkaları karşısında
oldukça zor bir duruma düşer. Kendilerine olan güven azalır. Böylelikle
dostlarını ve yakınlarını kaybeder.
Ünlü
sözdür, bilinir: “Yalanın azı olmaz.” Bu demektir ki; en küçük, en zararsız
yalanı söyleyen, yeri geldiğinde en büyük, en zararlı yalanı da söyleyebilir.
Yaşayarak, tanık olarak biliriz ki, tek yalanla kalınmaz, yalan yalanı çağırır.
Yalancı kendi yalanı altında ezilir, batar o yalanın içine…
Başka
insanların bize güvenmesini istiyorsak, her zaman dürüst olarak yalan söyleme
alışkanlığından uzak durmamız gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki; yalancının
mumu yatsıya kadar yanar ve söylenen yalanlar elbet bir gün açığa çıkacaktır.
Doğruluğun, istikametin, ahde vefanın zıddı olan yalan, kötü bir alışkanlıktır.
Bununla birlikte, acaba bazı hallerde yalan söylemek, yalan beyanda bulunmak
caiz midir?
Müslim
Sahihlerinde şöyle bir hadis zikretmektedir: “İnsanların söylediklerinden
hiçbir şeyde yalana ruhsat verildiğini işitmedim. Ancak șu üç durum müstesna;
Harpte, İnsanların arasını bulmada, Kadının kocasına, kocanın da karısına karşı
-ailenin düzeni için söylendiğinde”
“Muhakkak
ki doğruluk, insanı iyiliğe, güzelliğe yöneltir, iyilik ise, cennete iletir.
Kişi doğru konuşa konuşa nihayet -Allah katında- Sıddık/çok dürüst olarak
yazılır. Şüphesiz yalan fücura, kötülüğe yönlendirir, fücur ise,
ateşe/cehenneme iletir. Kişi yalan söyleye söyleye nihayet -Allah katında-
kezzap/çok yalancı olarak yazılır.”
(Müslim, Birr, 103-105)
Nitekim
Gazzâlî yalan kapısının bir defa açılması durumunda, artık ihtiyaç ve zaruret
sınırının ötesine geçme tehlikesinin bulunduğunu belirterek, “Zaruret durumu
dışında yalan söylemek aslen haramdır” der.
(İḥyâʾ, III, 137-139)
Sonuç
olarak İslâm’ın büyük günah kabul edip yasakladığı yalandan uzak durmamız bizim
için en hayırlısı olacaktır.
“Allah’tan
daha doğru sözlü kim olabilir ki?!.” (Nisa, 4/122)
Selâm ve
dua ile…