HEY ON BEŞLİ ON BEŞLİ

27-03-2024 613 Yorum yok. Yorum Ekle


18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 108. Yıldönümündeyiz. Türkiye ve Dünya Tarihinin sayfalarına altın harflerle yazılan bu şanlı Zafer de Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşları başta olmak üzere bu vatan uğruna hiç düşünmeden kendini feda etmiş adsız yüzbinlerce asker, kadın, çocuk tüm şehitlerimizi saygı ile anıyoruz. Bu Zaferde öyle hikâyeler var ki dinlerken burnumuzun direği sızlarken, gözlerimizde biriken yaşlara hâkim olmakta güçlük çekeriz. İşte öyle hikâyelerden biridir. Birazdan paylaşacağım.

Rahmetli Neşet Ertaş konserlerinden birinde “Hey On Beşli On Beşli “ türküsünü söylemeye başlar ve seyirciler coşku ile ritim tutar. Büyük Üstat türküyü birden keser. “ Durun” diye seslenir. Seyirciler şaşkınlıkla bakarken. Üstat bir eli yüreğinde titreyen sesi ile “Dostlar bu bir oyun havası değil bir ağıttır” der türkü için.

Sene 1915. 18 yaşında gençlerin askere gittiği zamanlar. O sıralarda vatanın düştüğü zor durum nedeni ile çıkarılan bir kanun ile gücü kuvveti yerinde olan çocuk yaştaki gençler de dâhil İstiklal Mücadelesine katılacaktı. Tokatlı Halil de bu vatansever gençlerden biri idi. Bir sürü 14-15 yaşlarında çocuğu da yanına alarak geri dönemeyeceklerini bildikleri bir yola ellerine kınalar yakılıp gönderilir. Halil cephede savaşırken annesi Rum çeteleri tarafından kaçırılır ve öldürülür. Nişanlısı da Rum çeteleri tarafından kaçırılır bir süre sonra bırakılsa da kavuşamazlar. Türkünün asıl hazin hikâyesi budur. Acının ve ıstırabın çığlığa büründüğü bir ağıttır On Beşli Türküsü. Aynı Dönemde Çanakkale ve İstiklal Harbinde sayısız çocuk vatanı savunma pahasına can verir. Öyle ki Konya ve İzmir Liseleri 1915 te tek bir mezun bile veremez. İstanbul, Galatasaray, Vefa ve Balıkesir Lisesi öğrencileri ve daha niceleri istikbal değil istiklal demiş ve vatan savunmasına koşmuşlardır. Bir Ölüm Değirmeni haline gelen Çanakkale öyle bir cephe ki bu savaşta Yarbay Mustafa Kemal’in emri ile “Ben size taarruzu emretmiyorum ölmeyi emrediyorum” sözü ile taarruza koşan 57. Alay’ın hikâyesi aklımızdan hiçbir zaman çıkmaz çıkamaz. Bu süreçte İngilizler şehit olan gençlerimizi vakti gelmeden solan goncaya ve bir çiçeğin tomurcuğuna benzetmişlerdi. İşte bu türkü çiçek açamamış Gül Goncalarının ağıtıdır. Bu vatan bu Gül Goncalarının kendini feda etmesi ile kurtuldu. Hepimiz sizlere çok şey borçluyuz. Minnet ve şükran ile.

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.