Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer, tutukluluğun 468’inci gününde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kezer, dosyadaki tanık ifadelerinin değiştiğini, bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğini belirterek, “Müvekkilim hakkında tek bir somut delil ortaya konulamadı” dedi.
Çiğdem
Kezer: “Müvekkilim Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler bugün itibariyle
468 gündür tutukludur. Bu süre içinde müvekkilimin tahliye edildiği 2-3-4 Eylül’de
3 gün ve toplamda 32 saat süren duruşma da dahil olmak üzere toplamda 4’kez
mahkeme heyeti karşısına çıkmış ancak yargılama sürecinde isnat edilen suçlarla
ilgili iddialar, tanıkların mahkeme huzurundaki yeminli beyanlarında ispat
edilememiştir. 38 ihale evrakında harcama yetkilisi olarak imzası bulunan
Destek Hizmetleri Müdür Vekili Y.G. isimli kişi hakkında ilk duruşmada, duruşma
savcısı tarafından tutuklama talep edilmesine rağmen tutuklanmamış ve bu mütalaada
bulunan savcının görev yeri değiştirilmiştir. Bununla birlikte yargılama devam
ederken dosyada yer alan ve müvekkilim Sayın Alaattin Köseler’in tutuklanmasına
sebep olan bazı tanıkların hukuki durumu değişmiş, haklarında savcılığa suç
duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Bu soruşturmanın sonucu beklenmektedir.
Örneğin
D.B.’nin bazı beyanlarında “ifademi dikkatle okurlarsa yanlış anlaşılma var.
Sayın Belediye Başkanı’nın bana ihalelerle ilgili herhangi bir söylemi, tasarrufu
olmadı. Bu konu ile ilgili görüşme yapmadım, diyorum” diyerek savcılıkta
verdiği ifadeleri reddetmiştir. Halbuki Alaattin Köseler hala bu tanık ifadesi
yüzünden 468 gündür Silivri’de tek kişilik hücresinde tutukludur.
Mahkeme
heyetinin talep ettiği bilirkişi raporunda, emekli sayıştay denetçisi, hukukçu
ve deneyimli mali müşavirin imzasıyla tanzim edilen raporda, 4734 sayılı kanun
5018 sayılı kanun kapsamında harcama yetkililerinin ve sorumlularının gayet
açık olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca işbu bilirkişi raporunun 75 ile 77. sayfaları
arasında asıl sorumluların değerlendirmesi yapılmış, fakat bütün bunlara rağmen
duruşmada iddia makamı, tıpkı ilk bilir kişi raporundaki gibi iddianamedeki
hususların aynısını ve hiçbir kelime değiştirmeden kopyalayıp yapıştırmıştır.
O zaman
mahkemede toplamda 47 kişiyi biz neden dinledik? Neden bu beyanları mahkeme
huzurunda alındı? O zaman yargılama olmasının da hiçbir anlamı yok. Bu
mütalaada müvekkilime örgüt kurucusu olduğu hususunda tıpkı iddianamedeki gibi
aynı suçlama yapılmıştır. Halbuki dosya kapsamında ihaleye fesat karıştırma
suçu üzerinden yargılama yapılmış, müvekkilime örgütle ilgili hiçbir soru dahi
sorulmamıştır. Ayrıca duruşmalarda görülmüştür ki örgüt üyesi olduğu iddia
edilen ihale firmalarının sahipleri ile örgüt kurucusu olmakla suçlanan
belediye başkanının aralarında isnat edilen bu suçlamalarla ilgili hiçbir HTS
kaydı, konuşma, görüntü ve yazışma gibi somut deliller bulunmamaktadır.
Bununla
birlikte, örgüt üyesi olduğu iddia edilen ihale firmalarının tümü de geçmiş
dönemden gelen alacaklarını alamadığını, ayrıca belediye başkanını
tanımadıklarını yine mahkeme huzurunda beyan etmişlerdir. Tüm bunlar SEGBİS
çözümlerinde sabittir.
Sonuç
olarak 5 Haziran’da verilen mütalaa, iddianamenin birebir kopyası niteliğindedir.
Sanki bu zamana kadar yargılama yapılmamış, tanık durumundaki kişiler sanık
durumuna düşmemiş, savcılıkta verilen ifadelerin çoğu değişmemiş, müvekkilime
isnat edilen suçlar tek bir delille bile ispatlanmamış gibi. Gelinen noktada
müvekkilim 468 gündür süregelen tutukluluğu artık tam bir zulme dönüşmüştür. Bu
mütalaayı ne hukuken ne de vicdanen kabul etmemiz mümkün değildir.
Bilindiği
üzere soruşturma aşaması ve kavuşturma aşamasındaki verilen tanık ve sanık
ifadelerinde farklılık olduğu takdirde AİHM kararlarına göre kovuşturma
aşamasındaki beyanlar önemlidir ve bu durum dikkate alınır. Halbuki bu
yargılamalarda tutuksuz yargılamanın esas olması ve masumiyet karinesinin
korunması gerekir. Her zaman söylediğimiz gibi adalete olan inancımızı asla
kaybetmek istemiyoruz.
Kamuoyu
vicdanında da kabul görmeyen, ayrıca müvekkilimin haksız tutukluluğuna neden olan
bu durumun ortadan kaldırılması ve tutuksuz yargılanması için tüm
itirazlarımızı da yapmış bulunmaktayız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Beykoz,Beykoz Belediyesi,Alaattin Köseler,Av. Çiğdem Kezer