Kezer: “Bu Tutukluluk Artık Zulme Dönüşmüştür”

10-06-2026 964 Yorum yok. Yorum Ekle

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer, tutukluluğun 468’inci gününde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kezer, dosyadaki tanık ifadelerinin değiştiğini, bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğini belirterek, “Müvekkilim hakkında tek bir somut delil ortaya konulamadı” dedi.


Çiğdem Kezer: “Müvekkilim Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler bugün itibariyle 468 gündür tutukludur. Bu süre içinde müvekkilimin tahliye edildiği 2-3-4 Eylül’de 3 gün ve toplamda 32 saat süren duruşma da dahil olmak üzere toplamda 4’kez mahkeme heyeti karşısına çıkmış ancak yargılama sürecinde isnat edilen suçlarla ilgili iddialar, tanıkların mahkeme huzurundaki yeminli beyanlarında ispat edilememiştir. 38 ihale evrakında harcama yetkilisi olarak imzası bulunan Destek Hizmetleri Müdür Vekili Y.G. isimli kişi hakkında ilk duruşmada, duruşma savcısı tarafından tutuklama talep edilmesine rağmen tutuklanmamış ve bu mütalaada bulunan savcının görev yeri değiştirilmiştir. Bununla birlikte yargılama devam ederken dosyada yer alan ve müvekkilim Sayın Alaattin Köseler’in tutuklanmasına sebep olan bazı tanıkların hukuki durumu değişmiş, haklarında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Bu soruşturmanın sonucu beklenmektedir.

Örneğin D.B.’nin bazı beyanlarında “ifademi dikkatle okurlarsa yanlış anlaşılma var. Sayın Belediye Başkanı’nın bana ihalelerle ilgili herhangi bir söylemi, tasarrufu olmadı. Bu konu ile ilgili görüşme yapmadım, diyorum” diyerek savcılıkta verdiği ifadeleri reddetmiştir. Halbuki Alaattin Köseler hala bu tanık ifadesi yüzünden 468 gündür Silivri’de tek kişilik hücresinde tutukludur.

Mahkeme heyetinin talep ettiği bilirkişi raporunda, emekli sayıştay denetçisi, hukukçu ve deneyimli mali müşavirin imzasıyla tanzim edilen raporda, 4734 sayılı kanun 5018 sayılı kanun kapsamında harcama yetkililerinin ve sorumlularının gayet açık olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca işbu bilirkişi raporunun 75 ile 77. sayfaları arasında asıl sorumluların değerlendirmesi yapılmış, fakat bütün bunlara rağmen duruşmada iddia makamı, tıpkı ilk bilir kişi raporundaki gibi iddianamedeki hususların aynısını ve hiçbir kelime değiştirmeden kopyalayıp yapıştırmıştır.

O zaman mahkemede toplamda 47 kişiyi biz neden dinledik? Neden bu beyanları mahkeme huzurunda alındı? O zaman yargılama olmasının da hiçbir anlamı yok. Bu mütalaada müvekkilime örgüt kurucusu olduğu hususunda tıpkı iddianamedeki gibi aynı suçlama yapılmıştır. Halbuki dosya kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçu üzerinden yargılama yapılmış, müvekkilime örgütle ilgili hiçbir soru dahi sorulmamıştır. Ayrıca duruşmalarda görülmüştür ki örgüt üyesi olduğu iddia edilen ihale firmalarının sahipleri ile örgüt kurucusu olmakla suçlanan belediye başkanının aralarında isnat edilen bu suçlamalarla ilgili hiçbir HTS kaydı, konuşma, görüntü ve yazışma gibi somut deliller bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, örgüt üyesi olduğu iddia edilen ihale firmalarının tümü de geçmiş dönemden gelen alacaklarını alamadığını, ayrıca belediye başkanını tanımadıklarını yine mahkeme huzurunda beyan etmişlerdir. Tüm bunlar SEGBİS çözümlerinde sabittir.

Sonuç olarak 5 Haziran’da verilen mütalaa, iddianamenin birebir kopyası niteliğindedir. Sanki bu zamana kadar yargılama yapılmamış, tanık durumundaki kişiler sanık durumuna düşmemiş, savcılıkta verilen ifadelerin çoğu değişmemiş, müvekkilime isnat edilen suçlar tek bir delille bile ispatlanmamış gibi. Gelinen noktada müvekkilim 468 gündür süregelen tutukluluğu artık tam bir zulme dönüşmüştür. Bu mütalaayı ne hukuken ne de vicdanen kabul etmemiz mümkün değildir.

Bilindiği üzere soruşturma aşaması ve kavuşturma aşamasındaki verilen tanık ve sanık ifadelerinde farklılık olduğu takdirde AİHM kararlarına göre kovuşturma aşamasındaki beyanlar önemlidir ve bu durum dikkate alınır. Halbuki bu yargılamalarda tutuksuz yargılamanın esas olması ve masumiyet karinesinin korunması gerekir. Her zaman söylediğimiz gibi adalete olan inancımızı asla kaybetmek istemiyoruz.

Kamuoyu vicdanında da kabul görmeyen, ayrıca müvekkilimin haksız tutukluluğuna neden olan bu durumun ortadan kaldırılması ve tutuksuz yargılanması için tüm itirazlarımızı da yapmış bulunmaktayız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”


Anahtar Kelimeler : Beykoz,Beykoz Belediyesi,Alaattin Köseler,Av. Çiğdem Kezer



10-06-2026 964 Yorum yok. Yorum Ekle
Ozan Derviş

Basın Emek İster… Ama En Çok da Samimiyet İster

22-05-2026 Yorum yok. 779
Neyir Erkan Şişman

Bir Nesil Böyle Şekilleniyor

22-05-2026 1 yorum. 684
Asiye Çakır

FİDENİN DEĞERİ VAR DA BEYKOZLU' NUN YOK MU?

22-05-2026 Yorum yok. 920
Cüneyt Pulant

Değerli BEYKOZLU dostlarım.

22-05-2026 Yorum yok. 764
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

İNSAN ÖLMEDEN ÖLÜR MÜ?

22-05-2026 Yorum yok. 574
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

TOPLUMLAR ve ETKİLERİ ve BİZ NE YAPIYORUZ?

22-05-2026 Yorum yok. 617
Hacı Arıcı

NASİPLİ KİŞİ KİMDİR?

22-05-2026 Yorum yok. 549
Yaprak Akın

Evler Satılıyor mu, Yoksa Sadece Gösteriliyor mu?

22-05-2026 Yorum yok. 623
Erdal Uzuner

MART GÜNDEMİ

17-03-2026 Yorum yok. 3440
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 6325
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 12043