
CHP’nin Beykoz’da düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Sultaniye Parkı’nda yoğun katılımla gerçekleşti.

Miting
öncesinde CHP Beykoz İlçe Gençlik Kolları, Paşabahçe Meydanı’ndan Sultaniye
Parkı’na gençlik yürüyüşü gerçekleştirdi.

Sultaniye
Parkı’nda düzenlenen mitingin açılış konuşmasını Firdevs Köseler yaptı. Firdevs
Köseler, Silivri’de tutuklu bulunan eşi, Beykoz Belediye Başkanı Mimar Alaattin
Köseler’in mektubunu katılımcılara okudu.

Mektubun
ardından İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubu,
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından katılımcılarla paylaşıldı.

GENİŞ
KATILIM
Mitinge; CHP
Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, Beykozlu olan CHP Genel Başkan Yardımcısı
Sevgi Kılıç, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Beykoz Belediye
Başkanı Alaattin Köseler’in eşi Firdevs Köseler ve oğlu Ali Eren Köseler, CHP’li
Milletvekilleri, Belediye Başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda
vatandaş katıldı.

ÖZGÜR
ÖZEL BEYKOZLULARA SESLENDİ
Mitingde son
olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel katılımcılara hitap etti. Özgür Özel,
Beykozluları selamlayarak başladığı konuşmasında birçok başlığa değinirken,
konuşmasının Beykoz’a ilişkin bölümleri dikkat çekti.

“BEYKOZ
İLE CHP’NİN ARASINA YARIM ASIRLIK BİR AYRILIK GİRMİŞTİR”
Beykoz ile
CHP’nin arasına neredeyse yarım asırlık bir ayrılık girmiştir. Bu seçimlere
kadar Beykoz'u uzun süre kazanamadık. Ama kusuru sizde değil, kendimizde
aradık. Dedik ki ‘Doğru adayı bulacağız. Arkasında duracağız. Bu seçimi
kazanacağız.’ Ben seçim öncesi buradaki mitingde de 1999’da Demokratik Sol
Parti'den Beykoz'u kazanan Alaattin Köseler'in elini kaldırmış, onu size emanet
etmiştim. Ve siz de seçimlerde Alaattin Başkan'ın arkasında durarak Beykoz'da
CHP’ye görevi verdiniz. Karar sizin. 50 yıl vermezsiniz, 50 yıl beklenir. Ama
kime görevi verirseniz patron millet olduğu için, milletin kararı değerli
olduğu için görev kime verilirse o yönetir. Ama İBB'de hazımsızlık yapanlar,
Beykoz'u da hazmedemediler. Hatırlayın, ilk geceden seçim sonuçlarına itiraz
edip 50 tane takla atıp seçimi elimizden almaya çalıştılar. Ancak biz attığınız
oya sahip çıktık, mazbatamızı aldık, göreve başladık, durmadılar. İBB’ye
yapılanlar gibi burada da ellerinden gelen her türlü numarayı çevirerek bu
belediyenin başkanını bir şekilde görevden uzaklaştırmayı ve bu belediyeye
çökmeyi hedeflediler.

“67 BİN
LİRA ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SÜREÇ”
Alaattin
Köseler’e tutuklamada sordukları soru şu: ’67 bin lira özel kalemine
yollamışsın. Bu para ne parası?’ Basında 67 bin lirayı köpürttüler. Sonra
ortaya çıktı ki 67 bin lira Alaattin Köseler'in yemininin, kendi kendine
verdiği ve tuttuğu bir sözün parası. ‘Ben belediye başkanı olduğum müddetçe
belediyeden ne yol ne otel parası ne yemek parası dahi almayacağım’ deyip uçak
paralarının ve yemek paralarının toplamı 67 bin lirayı belediyenin kasasına
yatmak üzere yollayan adamdan utansın, birazcık ders alsınlar.”

“KUMPASLAR
TEKER TEKER ÇÖKTÜ”
“Kumpaslar
teker teker çöktü. Alaattin Başkan’ın nihayet iddianamesi yazıldı, mahkemeye
çıktı. Zaten birçok kişi tutuksuz yargılanmaya başlamıştı. Alaattin Başkan
çıktığı mahkemede 67 bin lirayı gösterince, kendine sorulan soruların
cevaplarını gösterince, kendine kurulan kumpaslar tek tek dökülünce mahkemeyi
gören hakim şu karar verdi: Alaattin Köseler'in tutukluluğunun kaldırılmasına,
salıverilmesine ve Alaattin Köseler kalktı geldi, sizlerle kucaklaştı, siz onu
bağrınıza bastınız.

“SİYASİ
GEÇİŞE SERT TEPKİ”
Sıra onun göreve iade edilmesine, belediyenin başına geçip size söz verdikleri hizmetleri yapmasına gelmişti ki bir şey oldu. Alaattin Köseler yokken belediyede başkanvekili olan kişiye, ‘Gel, bir anlaşma yapalım’ dediler. Bir ahlaksız teklif birinden birine ya da birinden birine gitti. Mahkemenin kararına, yan mahkemeden itiraz edip, Alaattin Köseler’i ertesi gün tutuklatıp, tekrar Silivri'ye götürdükleri günün hemen ertesinde güya CHP’li olan, Alaattin Köseler ilk içeri atıldığında ‘milli irade hırsızları’ diye AK Parti'ye hırsız diyen, CHP il binasına 5 bin polisin girdiği 8 Eylül günü gelip partinin önünde kol kola fotoğraf çektiren, ‘Baba evine sahip çıkmaya geldik. Hırsızları defetmeye geldik’ diye tweet atan o kişi, 9 Eylül günü Alaattin Köseler'in özgürlüğüyle takas edilerek AK Parti'ye geçti. Lanet olsun. Sizin oylarınızı AK Parti'ye peşkeş çekti, haram zıkkım olsun. İşte bunlar bu ahlakın insanlarıdır. İşte AK Parti'nin hazmetme kapasitesi böyledir. Bu kadar hazımsız olan AK Parti böyle bir rezilliği de hazmedebilmektedir. Alaattin Köseler er ya da geç çıkacak, o belediyeye gelecektir. Ne yaparsanız yapın, isterseniz hepimizi alın, gerçek seçime kadar içeride tutun, ben de bir emanet var. Bu belediye el değiştirince boşalttığımız odadan aldığımız Atatürk resmi Ankara'da, benim odamdadır. Ant olsun ki bu ellerimle o resmi Beykoz Belediyesi'ne ben asacağım.

Beykoz AK Parti ilçe teşkilatına söylüyorum: Bu
pislikler içinize siniyor mu, bilmem. Beykoz'daki AK Partililere söylüyorum:
Sizin seçimle kazanamadığınız yere, böylesine çirkin ilişkilerle çökülmesi
sizin içinize sinmez. Size buradan söz veriyorum: CHP adına değil, Atatürk'ün
bu ülkeye getirdiği demokrasi ve sandık adına o belediyeyi bu alçaklardan, bu
hırsızlardan geri alacağım. Buradan Beykoz AK Parti ana kademesine, AK Parti
gençlik kollarına, AK Parti kadın kollarına sesleniyorum: Tayyip Erdoğan'ın
sizden ümidi yoktur, size güveni yoktur, size inancı yoktur. O yüzden size
‘Seçimi kazanın’ talimatı vermek yerine, yargı kolları başkanına Beykoz Belediyesi'ni
havale etmiştir. Size değer vermeyen, size güvenmeyen, sizi hiçe sayan AK
Parti’yi, AK Parti'nin Beykoz'daki kadın, gençlik kolları, ana kademesi
değerlendirsin. Böyle siyaset, siyaset değildir. Ben sadece seçilmişlerime
güvenirim. Atanmış bir savcıyla, atanmış hakimlerle belediyeyi alacağımıza 50
yıl daha almayalım. Biz böyle bir partiyiz.”

“SANDIK
ÇAĞRISI: ‘HODRİ MEYDAN’”
“Buradan AK
Partililere sesleniyorum ve Recep Tayyip Erdoğan'a bir çağrıda bulunuyorum:
Eğer patron milletse, esas karar verici milletse onlar asil biz vekilsek gelin,
birlikte oy verelim. Belediye meclisini birlikte istifa ettirelim. Kendinize
güveniyorsanız Beykoz'un önünde bir kez daha kantara çıkalım. Seçimleri
yenileyelim. Var mısınız karşımıza çıkmaya? Ey Tayyip Erdoğan, sana
sesleniyorum: Aydın Büyükşehir'de, Beykoz’da, Bayrampaşa'da, Gaziosmanpaşa'da,
Aydın Söke'de seçilmiş belediyelerimizin sadece kimini tehdit edip korkutarak,
kimini ‘Arkadaşını sat, seni belediyede başkan yapayım’ diyerek yargı
oyunlarıyla elimizden aldığını sanıyorsun. Buradan Tayyip Erdoğan'a
sesleniyorum: Cesaretin varsa Aydın’da, Beykoz'da Bayrampaşa'da ve
Gaziosmanpaşa'da sandığı koyalım, kararı millet versin. Var mısın? Hodri
meydan, Tayyip Bey neden korkuyorsun? Kapkaççılar, aldı kaçtıcılar, siyasi
kalpazanlar, siyasi yan kesiciler belediye yönetemez. Millet kimi derse
belediyeyi o yönetir. Sizi gidi siyasi yankesiciler sizi. Elinizi Beykozlu'nun
cebinden, çantasının içinden çekin. İradesini çalmaya kalkanın elini
Beykozlular kıracak. Sayın Erdoğan'a söylüyorum, AK Parti İl Başkanı’na, Beykoz
ilçe başkanına söylüyorum: Siz o Aydınlı topuklu efenin adaşını çıkarın, aday
gösterin. Benim adayım da Alaattin Köseler. Hodri meydan. Biz varız.
Meydanlardayız. Ey Erdoğan; ocağın ortasında, yağmurun altında, Beykoz
meydanında biz buradayız. Sıcak salonların adamı Erdoğan var mısın, hodri
meydan.”














Beykoz,CHP,Özgür Özel,Ekrem İmamoğlu,Özgür Çelik,Alaattin Köseler,Beykoz Belediyesi