Geçtiğimiz
günlerde gittiğim bir restoranda yemek yerken yan masa da ki görüntüye gözüm
kaydı. Gelen yemeğin tadına bakmadan önce hemen fotoğrafını çekip hangi en iyi
filtre ile nasıl daha güzel ve daha çok beğenilirim üzerinden başlayan paylaşım
sonrası ekrana takılı kalan gözler ve akıllar…
Bu
görüntü sonrasında aklımda uyanan şu oldu. Biz ne ara anı yaşamak yerine
yaşadıklarımızı kanıtlamak ve bunun başkaları tarafından onaylanmasını bekleyen
köleleri olduk.
Bu
beğenilerin beynimiz de yarattığı anlık ödüllerinden doğan dopamin(mutluluk
hormonu) bizi anı yaşamaktan çok belki de hiç tanımadıklarımızın beğenisine
köle yaptı. Özsaygımızı insanların ekran kaydırırken ki attığı çift tıklamalara
endeksler duruma takılı bıraktı. Beğeni almadığında ise nasıl mutsuz ve
değersizlik hissine gömülür ve hatta o medyayı silme hissi ile öz değerimizin
nasıl da algoritmaların insafına kaldığı noktaya geldiğinin farkına varmadık.
Görünüşte herkes mutlu, herkes en şık, herkes en başarılı anını paylaştığı
dünyada sıradan gününü yasayan insanların kendisini görünür hissetmesinin
altında yatan yetersizlik hissi mi?
Eskiden
penceremizi konuşumuza acarken şimdi tüm dünyaya acıyoruz ve herkesin evi
bizden daha güzel, daha düzenli, daha
mutlu ve başarılı. Başkalarının bizi ne kadar onayladığına bakmaktan kendimizi
ne kadar onayladığımız unuttuk.
Çağımızın
geldiği noktaya bakacak olursak bu yazdıklarımdan sosyal medyayı kapamak fikri
çıkmasın bundan ziyade filtrelerin arkasına saklanmak yerine gerçek kendimizi
sevmek, anı ve sevdiklerimizle yaşayacağımız anların hafızamızda bırakacağı
dopamine kendimizi odaklayarak beğeni butonlarının bizi yönetmesine izin
vermemek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Günün
sonuna telefon ekranı karadığında kara ekrandan yansıyan yüz ne kadar beğeni
alırsa alsın dünyadaki en benzersiz ve en gerçek şeydir. Aslında kendimize olan
saygımızı dijital parmağın yukarı kalmasına bağlamadığımız gün gerçekten
özgürleşeceğiz.
Çünkü
en büyük onay başkalarının ekranında değil kendi ekranımızda gizlidir.
Yüreğinizdeki
sevgi merhametinize ışık olsun. İyi Günler