Ticaret Bakanlığı'nın Elektronik
İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kapsamında sosyal medya paylaşımlarına ilişkin
yaptığı son açıklama, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı.
Düzenlemenin temel amacı, sahte ilanları, ilan kirliliğini, spekülatif fiyat
artışlarını ve tüketici mağduriyetlerini önlemek. Bu yönüyle bakıldığında,
sektörün uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.
Ancak uygulamanın, sahada aktif
çalışan yetki belgeli gayrimenkul danışmanlarının pazarlama faaliyetlerini
zorlaştırmadan hayata geçirilmesi de en az bu amaç kadar önem taşıyor. Çünkü
bugün gayrimenkul pazarlaması yalnızca ilan platformlarından ibaret değil.
“İlan platformları bir pazar
yeridir. Sosyal medya ise o pazara açılan vitrindir”.
İlan platformlarında alıcı onlarca
portföyü karşılaştırır, filtreleme yapar ve alternatifleri değerlendirir.
Sosyal medya ise danışmanın
uzmanlığını, hizmet anlayışını, bölge bilgisini ve güvenilirliğini ortaya
koyduğu dijital vitrindir.
Bu nedenle iki mecra birbirinin alternatifi
değil, birbirini tamamlayan iki farklı pazarlama aracıdır. Bugün profesyonel
bir gayrimenkul danışmanı yalnızca ilan yayınlamıyor.
Doğru fiyat
analizi yapıyor, tapu ve imar araştırmalarını inceliyor, pazarlama stratejisi
oluşturuyor, profesyonel fotoğraf ve video hazırlıyor, doğru alıcıyı
filtreliyor, pazarlık sürecini yönetiyor ve satışın hukuki güvenliğini
sağlıyor.
Dolayısıyla
sektörün bugün sorduğu temel soru, düzenlemeye karşı çıkmak değil.
Tüketiciyi korurken, gerçek alıcıya nasıl ulaşacağız!!..Bu sorunun cevabı ise
yasaklarda değil, doğru entegrasyonda yatıyor düşüncesindeyim….
Bunun
yanında, ilan niteliğindeki paylaşım ile tanıtım amaçlı paylaşım arasındaki
farkın Bakanlık tarafından örneklerle açıklanması, uygulamadaki belirsizlikleri
önemli ölçüde azaltacaktır. Kanaatimce asıl hedef, sosyal medyayı tamamen
sınırlandırmak değil, kayıt dışı aracılığı ve yetkisiz ilanları önlemek
olmalıdır. Çünkü kayıtlı, yetki belgeli ve denetlenen profesyonel danışman ile
hiçbir yasal sorumluluğu bulunmadan faaliyet gösteren kişilerin aynı şekilde
değerlendirilmesi sektör adına doğru bir yaklaşım olmayacaktır.
Gayrimenkul
danışmanlığı dijital dünyadan bağımsız düşünülemez. Önemli olan, dijital
pazarlamayı ortadan kaldırmak değil, doğrulanabilir, şeffaf ve güvenilir bir
yapıya kavuşturmaktır. Bu denge kurulabildiği takdirde hem tüketici korunacak
hem de mesleğini etik kurallar çerçevesinde sürdüren profesyonel danışmanlar
çalışmalarına güvenle devam edebilecektir. "Geleceğin gayrimenkul sektörü;
daha az görünür olanın değil, daha güvenilir olanın kazandığı bir sektör
olacaktır." Saygılarımla