Bazı insanlar
geride sadece eserlerini değil, gönüllerde bıraktıkları izi de emanet eder...
10. Beykoz Şiir
Akşamı’nı bazı sebeplerden gerçekleştiremediğimi, birebir gerçekleştirdiğimiz
serbest bir sohbette öğrenince, hemen çalışmalarına başla diyerek desteğini gür
sesle dile getirmesi, yaşantımda çok özel bir anı olarak kalacak.
Beykoz Şiir
Akşamı'nda davetimizi kırmayarak aramızda bulunan, okuduğu şiir, samimi sohbeti
ve gelecek yıl için verdiği sözle hepimizin gönlünde ayrı bir yer edinen
kıymetli büyüğüm, İsmet Acar'ı rahmet ve minnetle anıyorum.
İsmet Babanın
Beykoz’da katıldığı son Kültür Sanat etkinliği, kendisinin sponsor olduğu, alt
yapısını bizzat hazırladığım Beykoz Doğuş Haber Gazetesi’nin düzenlediği 10.
Beykoz Şiir Akşamı olacağını nereden bilebilirdim ki.
Ordu'da
bulunduğum için son yolculuğuna uğurlayamadım. Oysa şiir akşamımızın ardından,
Atatürk'e duyduğu büyük sevgiye karşılık çok mutlu olacağını düşünerek,
teşekkür niteliğinde hazırladığım Atatürk portreli bir puzzle çalışmasını
kendisine takdim etmeyi çok istemiştim. Hastanede olduğu için bunu da
gerçekleştiremedim. Nasip olmadı...
Bugün o geceye
ait görüntüleri yeniden izlerken, salonda oluşan o sıcak atmosferi, babacan
tavrını ve şiirini dinleyen yüzlerdeki tebessümü bir kez daha yaşadım.
Tek tesellim tüm
insanlığa, Beykoz’a ve özellikle Artvin’e kazandırdıklarını bilen, zaman zaman
görüştüğümüzde ders niteliği taşıyan sohbetlerinin yaşantım da önemli bir
kılavuz olacağıdır.
Mekânı cennet,
makamı âli olsun.
Geride bıraktığı iyilikler ve güzel hatıralar ise yaşamaya devam edecek...
