
Siyasetçi, ya eteğine taş almayacak ya da eteğindeki taşlar, kambur yapmadan, taşlarından kurtulmanın çaresine bakacak.
Eteğindeki taş örneği, kadın erkek
ayırımı yapılmaksızın, sorumluluğu olan her birey için söylenmiştir.
Geçmiş zamanlarda, benzer örnekleri
olsa da günümüz zamanında çok daha farklı bir seçim sonrası süreç yaşamaktayız.
Yaşanmış siyasi keşmekeşliklerin
güncel boyutunu, siyasetçiler veya yargı mensupları ortaya koymaya çalışsalar da
inandırıcılık konusunda ne kadar yol kat ettikleri tam bir muamma.
Her seçim sonuçlarında olduğu gibi son
seçim sonuçları kimi yurttaşımızı çok sevindirdiği gibi kimi yurttaşımızı da
çok üzdü. Buraya kadarı bilinen yaşanmıştı. Yani seçim biter seçmen uyumaya
geçer ve ta ki yeni seçim sürecinin ön kıvılcımları başlayana kadar. Bu uyuma
devam eder ve sonrasında, sevinen veya üzülen seçmen, yeniden gelecek seçimi
bekleme sürecini sessiz ve sedasız beklerdi.
Günümüz de ise, bu seçmen profilinin
tamamen tersi bir durum söz konusu, üzülen seçmen de sevinen seçmen de ivedilik
ile seçim sandığının önlerine konulmasını beklemekteler.
Ve halkın bu duygusunun, tuttukları
siyasi partiler tarafından, halka istenilen ölçüde yansıtılamaması, yaşanan
siyasi git gellerin ortaya koyduğu güvensiz tablo ve sonrasında, içinden
çıkılamayan ekonomik sıkıntıların baş göstermesi, vatandaşı erken veya
zamanında hiç fark etmeyen bir edayla, önlerine sandığın konulmasını beklemeye
itmekte.
Seçilenler, kendilerine duyulan güveni
hizmete taşımak zorundalar, seçilemeyenler ise nerede yanlış yaptıklarını,
özellikle araştırıp, yeniden yapılanma yollarını araştırmalıdırlar.
İşte bu kavramı yaşadığımız günümüz de
en iyi siyasetçilerden önce vatandaşlar anlamış durumda, neredeyse biraz daha
canları yandığında siyasileri seçime yönlendirecek bir anlayışı, hayata
geçirecekler gibi görülmekte.
Seçimlerde şarlatanlıklarını çok
gördüğümüz, misyonu biten, misyonsuz kişiler, çok önceden düğmeye basarak
kendilerine misyon yükleme telaşındalar.
Uzun lafın kısası makbuldür. Her ne
olursa olsun, Beykoz bir tanedir ve bizim Beykoz’dan başka gidecek kapımız
yoktur. Kalın sağlıcakla…