EĞİTİMİN ŞAŞAN TERAZİSİ

30-05-2025 2664 Yorum yok. Yorum Ekle

EĞİTİMİN ŞAŞAN TERAZİSİ

Eğitim sistemimizde üç temel aktör var: öğretmen, veli ve öğrenci. Bu üçgenin sağlam olması, eğitimin de sağlıklı ilerlemesini sağlar. Ancak bazı durumlarda bu üçgenin bir ucu fazla güçlendiğinde, diğer iki köşe sessizliğe mahkûm kalıyor. Bugün, bazı okullarda bu dengesizliğin acı sonuçlarını görüyor, duyuyor, yaşıyoruz. Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Zor koşullarda çalışan, yüzlerce öğrencinin gelişiminden sorumlu olan öğretmenlere büyük saygı duyuyoruz. Ancak bu, öğretmenin her koşulda sorgulanamaz olduğu anlamına gelmemeli. Maalesef bazı okul müdürleri, öğretmenle ilgili gelen her veli şikâyeti peşin peşin reddediyor; daha öğretmeni dinlemeden değil, veliyi dinlemeden kapıyı kapatıyor. Bir veli çocuğuyla ilgili ciddi bir sıkıntıyı anlatmaya çalışıyor. Belki öğretmenin davranış biçimi, iletişim dili ya da tutumu öğrenciyi olumsuz etkiliyor. Fakat Veli, muhatap bulup durumu anlatamıyor. Bu durumda veli kendini dışlanmış hissediyor, çocuk ise anlaşılmadığını düşünerek okuldan kopuyor, gitmek istemiyor. Oysa adalet, sadece bir tarafı korumakla sağlanmaz. Adalet, her tarafı dinleyerek ve gerçeği arayarak inşa edilir. Bazı Müdürler, her eleştiriyi savuştururken, aslında Öğretmeni değil sistemi yıpratıyor. Çünkü öğrenci kendini değersiz hissettiğinde, veli dışlandığını düşündüğünde, o okulda güven ortamı yok olur. Bu güvensizlik, öğretmeni de sonunda yalnızlaştırır. Eğitimde asıl ihtiyaç duyulan şey “taraftarlık” değil, “empati”dir. Gelen şikâyet, çözüm üretmek için dinlenmelidir. Veli de öğretmeni suçlamak için değil, iş birliği kurmak için konuşmalıdır. Öğrenci ise bu süreçte özne olduğunu hissetmeli, pasif bir izleyiciye dönüşmemelidir. Her olayda öğretmeni haklı görmek ne kadar sığsa, her durumda veliyi haklı görmek de o kadar tehlikelidir. Eğitim, terazisi hassas bir denge sistemidir. Müdür bu terazinin kefelerini dengeleyen kişidir. Bir tarafı sürekli ağır bastırırsa, sistem çöker. Belki de bu üçgenin tam ortasında, sessizce bekleyen bir çocuk vardır kim bilir... Ne öğretmene tam anlatabiliyor derdini ne veliye... Okula gelirken midesine ağrılar giriyor, tahtaya kalkmak istemiyor, göz teması kurmaktan kaçınıyor. Ve bir gün, belki de tek isteği olan “beni anlayın” çağrısı, duyulmadan zaman geçip gidiyor, çocuk bu yaralarla büyüyor. Oysa bir çocuk dinlenmediğinde, sadece bir öğrenci değil; bir gelecek kayboluyor...

Ozan Derviş

Basın Emek İster… Ama En Çok da Samimiyet İster

22-05-2026 Yorum yok. 469
Neyir Erkan Şişman

Bir Nesil Böyle Şekilleniyor

22-05-2026 Yorum yok. 392
Asiye Çakır

FİDENİN DEĞERİ VAR DA BEYKOZLU' NUN YOK MU?

22-05-2026 Yorum yok. 615
Cüneyt Pulant

Değerli BEYKOZLU dostlarım.

22-05-2026 Yorum yok. 409
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

İNSAN ÖLMEDEN ÖLÜR MÜ?

22-05-2026 Yorum yok. 325
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

TOPLUMLAR ve ETKİLERİ ve BİZ NE YAPIYORUZ?

22-05-2026 Yorum yok. 360
Hacı Arıcı

NASİPLİ KİŞİ KİMDİR?

22-05-2026 Yorum yok. 319
Yaprak Akın

Evler Satılıyor mu, Yoksa Sadece Gösteriliyor mu?

22-05-2026 Yorum yok. 368
Erdal Uzuner

MART GÜNDEMİ

17-03-2026 Yorum yok. 3220
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 6098
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 11818