ÖLÜMÜ TATMAK

25-03-2025 1240 Yorum yok. Yorum Ekle

Bir gün öğrencileri İmam-ı Gazâli Hazretlerine: “Hocam! Ölüm nedir? Bize özel olarak anlatır mısın?” demişler.

Velâyet nûru ile ölümünün çok yakın olduğunu anlayan İmam-ı Gazâli Hazretleri “Men lem yezuk, lem ya’rif” yani: “Tatmayan bilmez ki! Önce kendim tadayım, sonra size anlatırım” demiş.

Öğrencileri: “Aman hocam! Öldükten sonra sizinle nasıl bağlantı kurarız” dediklerinde gülümseyerek, yalnızca “İnşâAllah” diye cevap vermiş.

Gerçekten aradan çok geçmeden İmam-ı Gazâli Hazretleri ölümü tatmış ve öldüğü gece öğrencilerinin rüyâlarına gelerek: “Allah dostları sözünü tutar. İşte, bugün ölümü tattım ve sözümü tutmak için rüyânıza geldim” demiş. “Abdestimi tazeleyip, Sabah Namazını kıldıktan sonra, yalnızca odama çekildim ve ölüm meleğini beklemeye başladım.

“Lâ ilahe illallah” diye zikir ederken, bir anda odamı nur kapladı ve bütün hücrelerim nur oldu. Başımı kaldırıp yukarı baktım.  O nur’un etkisi ile evimin tavanı cam gibi şeffaf olmuştu.

Yattığım yerden yedi kat gökleri, melekleri ve Cennet’i gördüm. Ardından Cennet’teki bir melek bana: “Ya imam! İşte köşklerin, işte makamın” diye Cennet’teki yerimi gösterdi.  Cennet’e bakarken, sevgili Rabbim’in “İrci’ıy ilâ Rabbik” (Rabbine dön) hitabını duydum. O anda ruhum Allah aşkı ile cezbeye gelip, beden kafesinden fırladı ve ben kendimi başka âlemlerde buldum.

Tekrar dünyaya döndüğümde, evimin çevresinde aşırı bir kalabalık gördüm. Onlara, ne var? Ne oldu? Niçin toplandınız? diye ısrarla sorduğum halde hiçbiri ne yüzüme baktı ne de bana bir cevap verdi. İçeri girdim, hanımım ağlıyordu. Ona da aynı şeyleri sordum ama o da cevap vermeyince, az önce yatmakta olduğum odama girdim ve yerde yatan bedenimi görünce, hem öldüğümü, hem de insanların niçin benimle konuşmadığını anladım”.

Bazı öğrencileri: “Hocam, yerde yatan bedenimi görünce öldüğümü anladım” diyorsun. Peki sen başka, bedenin başka bir şey mi?” İmam-ı Gazâli Hazretleri gülümseyerek: “İnsanın aslı, özü, gerçek ve kalıcı kişiliği ruhtur. Ruhsuz beden, kesilen kol, bacak gibi cansız bilinçsiz et, kemik yığınıdır”.

Yine bazı öğrencileri: “Hocam, o daracık, karanlık kabirde Kıyâmete kadar nasıl yatacaksın?” “Ah yavrum !” demiş. “Eğer kabirler dışarıdan göründüğü gibi dar, karanlık ve sıkıcı olsaydı, Allah dostları birer zindan mahkûmu gibi oraya atılır mıydı? Ana karnına göre dünya ne kadar geniş, güzel ve aydınlık ise, dünyaya göre kabirlerimiz de çok daha geniş, güzel ve aydınlık” demiş ve sonra: “Yakınlarım beni kabrimde bekliyor” diye ayrılıp gitmiş.

Allah-û Teâlâ rahmet eylesin, bizleri de şefaatine nail eylesin. Bu vesile ile Ramazanı şerif bayramınızı tebrik ederim.

Selam ve dua ile…

 

Ozan Derviş

YÜZE DOST, KALBE HAİN OLMAMAK

23-04-2026 Yorum yok. 1931
Neyir Erkan Şişman

HAYATTAN KOPAN BIR NESİL

23-04-2026 Yorum yok. 1183
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GELİŞEN TEKNOLOJİ İLE İNSANLIK NEREYE...?

23-04-2026 Yorum yok. 1027
Asiye Çakır

BEYKOZ SİYASETİNDE HAFIZA KAYBI

23-04-2026 Yorum yok. 1941
Hacı Arıcı

RUHUN GÜCÜ

23-04-2026 Yorum yok. 1071
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

BİR NESLİ KAYBETMEDEN…

23-04-2026 Yorum yok. 910
Yaprak Akın

Sahadaki Gerçekler: Görünenin Ötesi

23-04-2026 Yorum yok. 934
Erdal Uzuner

MART GÜNDEMİ

17-03-2026 Yorum yok. 2984
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 5871
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 11588