Beykoz'a Kaşıkla Verip Kepçeyle mi Alınıyor...

08-05-2021 1033 Yorum yok. Yorum Ekle

Bundan yaklaşık dokuz ay önce 2020 Ağustos ayında yazdığım köşe yazımın bir bölümünde Beykoz sahilinde yapılan değişiklikten bahsederken aynen şu şekilde kaleme almıştım...

 "Beykoz Belediyesi’nin güzel bir icraatı olan, Beykoz'a ve boğaza yakışır bir şekilde tamamlanan Gümüşsuyu Restaurant Cafe ..."

Gerçekten de  Beykoz korusu önünden başlayarak İncirköy'e kadar olan sahil şeridi, görüntü ve yaya kullanımı bakımından güzel bir şekilde dizayn edilirken Gümüşsuyu cafe de ortama renk katmıştı.

Fakat bundan bir kaç hafta önce Anadolufeneri'ne giderken yolun sol kısmını kaplayan yüzlerce ağacın tam da üçüncü köprüyü güzel bir şekilde gören geniş bir alanda, bilgilendirme tabelası olmadan köklerinden sökülmüş olarak tomruk halde görünce "eyvahh" dedim...

Ve ister istemez aklıma Beykoz Belediyesi'nin şimdiki mevcut başkanı ve kadrosu Zeytinburnu  belediye başkanlığında görev yaparken gazetelerde, sosyal medyada çıkan haberler, yazılar ve vatandaşların yorumları aklıma geldi..

"Kentsel bölüşüm de sıra Zeytinburnu'nda"

 "...Zeytinburnu Meydanı’nda huzurevi ve adalet sarayı vardı bir zamanlar ve yemyeşildi, şimdi beton denizi var..."

Vs..vs..

Elbette ki gazete veya sosyal medyadaki haberlerin doğruluğunu araştırmadan inanmamak gerekir. Hele hele "Çamur at izi kalsın" veya "Yaz abartılı bir şeyler halk ülke gerçeklerinden uzaklaşsın" politikası izlenen ülkemizde.

Fakat yıllarca hatta atadan itibaren asırlarca Beykoz'da yaşayan halkın sahip olduğu tapulu evinin çatısına oda yapmasına bile izin verilmeyen günümüzde, onlarca hektar alanı kaplayan binlerce ağaç nasıl oldu da köklerinden sökülmüştü. Kendi söylemleri ile İstanbul'a el birliği ile ihanet edenler şimdi de Beykoz’un yeşiline mi göz dikmişlerdi..

Az evvel de belirttiğim gibi çalışmayla ilgili Beykoz halkını bilgilendirici tabela dahi yoktu.

Ve Beykoz sahili düzenlemesi ile ilgili olumlu düşüncelerimi bir kenara bırakıp çorak hale gelmiş onlarca hektar alan ve ceset gibi önümde yatan ağaçların bende ki üzüntüsü ve ikilemi ile yarattığı sorular aklımı kurcalamaya başladı...

Acaba Beykoz halkının gözü sahil düzenlemesi ile boyanırken diğer taraftan Beykoz belediyesi veya daha "yüksek mevkiler" Beykoz'u ranta mı yediriyor?

 Beykoz'a çay kaşığı ile güzellikler verilip diğer taraftan kepçeyle geri mi alınıyor?

Elbette ki bunu göreceğiz.

Sadece Beykoz’un değil! İstanbul'un ciğerleri olan Beykoz'un yeşili inşallah beton ranta yenik düşmez. İstanbul'a el birliği ile ihanet edenler Beykoz'a da ihanet etmezler ve konu yaptığım bu arazi yeniden fidanlanıp yeşillenerek sadece bizler için değil, tüm canlılar için oksijen üretmeye devam eder…

 Ve atadan Beykozlu bir kişi olarak " Benim bu düşüncelerim sadece evhamdan ibaretmiş" der seve seve özür dilerim.

Bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim

Sağlıcakla kalın.

***

Tüm sevdiklerimizle korkmadan kucaklaşarak sımsıkı sarıldığımız nice bayramlara inşallah..

Ramazan bayramımız mübarek olsun

Ozan Derviş

HASTANEMİZE SAHİP ÇIKALIM

27-09-2022 Yorum yok. 591
Neyir Erkan Şişman

MHRS

27-09-2022 Yorum yok. 501
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Emperyalistlerin bitmeyen oyunları

27-09-2022 Yorum yok. 552
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

UNUTANI UNUTMA

27-09-2022 Yorum yok. 497
Tuncay Ünde

TOKATKÖY GERÇEĞİ "Masum Değiliz Hiç Birimiz"

27-09-2022 Yorum yok. 554
Yaprak Akın

YENİ TÜRKİYE

27-09-2022 Yorum yok. 430
Cüneyt Pulant

SPOR!

27-09-2022 Yorum yok. 721
Asiye Çakır

YAŞA(T) BE İNSAN!

27-09-2022 Yorum yok. 494
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

TÜRKİYE DE FUTBOL İKLİMİ… (1)

27-09-2022 Yorum yok. 551
Hacı Arıcı

ANA GİBİ YÂR, BAĞDAT GİBİ DİYAR OLMAZ

27-09-2022 Yorum yok. 498
Makbule İnaç

Sanatsal bir yakarış

27-06-2021 Yorum yok. 1904