Beykozlu Giresunlular Derneği Başkanı Hayrullah Usta, Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Giresun’un maden sahası ilan edilmesi sonrası basın açıklamasında bulundu. Başkan Usta: “Bu topraklar; suyumuzdur, ekmeğimizdir, geleceğimizdir.” dedi.

Beykozlu Giresunlular Derneği’nin KavacıK’ta ki dernek merkezinde gerçekleşen basın açıklamasına Harşit Federasyonu Başkanı Temel Bilecan, Çiğdem Mahallesi Muhtarı Hanife Emanet, Prof. Dr. Kadir Alarçin ve Beykozlu Giresunlular Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

Beykozlu Giresunlular Derneği Başkanı Hayrullah Usta basın açıklamasından önce, Giresun’da maden araştırmalarını yakından takip eden Harşit Federasyonu Başkanı Temel Bilecan’a söz verdi.

Bilecan “Burada önemli olan şey şu; herkesin konudan haberdar olması. Harşit vadisi üzerinde tarihimize baktığımız zaman, dedelerimizin Kurtuluş Savaşı’nda vermiş olduğu mücadelenin sonrasında kalkıpta burayı şehitlerimizin, gazilerimizin kanları dökülmüşken madenle heba ederek yok edilmesi kabul edilebilir bir tarafı yok tabi ki.” dedi.

Temel Bilecan’ın ardından basın açıklamasını gerçekleştiren Beykozlu Giresunlular Derneği Başkanı Hayrullah Usta, devlet karşıtı bir tutum içinde olmadıklarını vurgulayarak, Karadeniz’de Giresun ya da Ege’de zeytin üretimi yapılan bölgeler gibi hassas noktalarda doğaya zarar verilmemesi adına maden arama faaliyetleri yapılmasını istemediklerini ifade etti.

Beykozlu Giresunlular Derneği Başkanı Hayrullah Usta’nın gerçekleştirdiği basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

BEYKOZLU GİRESUNLULAR DERNEĞİ DOĞAMIZI ve ÇEVREMİZİ BOZAN MADENCİLİĞE KARŞI BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Giresunlu Hemşehrilerimiz;
Karadeniz Bölgesi ve özellikle Giresun, Türkiye’nin zengin bitki örtüsüne ve geniş yapraklı ağaç türlerine sahip ender bölgelerinden biridir. Dünyanın en kaliteli fındığının yetiştiği bu topraklar, sadece tarımıyla değil; kirazı, çayı ve hayvancılığıyla da ülke ekonomisine ciddi katkılar sunmaktadır.
Bölgemiz, sahip olduğu eşsiz dağları, yaylaları ve su kaynaklarıyla yayla turizminin merkezi konumundadır. Ancak yüksek yağış alan iklimi ve coğrafi yapısı nedeniyle aynı zamanda ciddi bir heyelan bölgesidir. Doğanın bu hassas dengesi, her türlü müdahaleye karşı son derece kırılgandır.

Yaklaşık beş yıldır bölgemizde faaliyet yürüten maden firmalarının, artık basit bir "ticari faaliyet" olmaktan çıkmıştır. Bu çalışmalar; doğamıza, yaşam alanlarımıza ve geleceğimize yönelik açık bir tehdit haline gelmiştir.
Bugüne kadar sürdürülen çalışmalar; bilimsel gerçeklerden uzak, çevresel etkileri göz ardı eden ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı bir anlayışın ürünüdür. Defalarca dile getirilen uyarılara rağmen gerekli önlemler alınmamış, sorunlar çözülmek yerine büyütülmüştür.

Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo son derece ciddidir:
Yer altından çıkarılan madenin yüzeyde işlenmesiyle birlikte hava kalitesi bozulmakta, soluduğumuz hava kirlenmektedir.
Yer altı ve yer üstü su kaynakları kirlenme riskiyle karşı karşıya kalmakta, içme suyu ve tarımsal sulama güvenliği tehdit altına girmektedir.

Toprak yapısı zarar görmekte, bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan tarımsal üretim kimyasal etkilerle geri dönülmez şekilde tahrip edilmektedir.
Oluşan atıklar ve yayılım, yalnızca bugünü değil gelecek nesillerin yaşam hakkını da doğrudan tehdit etmektedir.
Tüm bu açık gerçeklere rağmen firmanın, mevcut sorunları gidermek yerine ÇED raporunu genişleterek yeni galeriler ve bacalar açmayı planladığını açıklaması kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Bu yaklaşım, doğaya verilen zararı katlayarak artırmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Açıkça ifade ediyoruz:
Bu topraklar maden şirketlerinin sınırsız kullanım alanı değildir.
Bu topraklar; suyumuzdur, ekmeğimizdir, geleceğimizdir.
Doğanın geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edilmesine, insan sağlığının hiçe sayılmasına ve bölge halkının yaşam hakkının görmezden gelinmesine asla sessiz kalmayacağız.
Bu nedenle taleplerimiz nettir ve gecikmeye tahammülü yoktur:
Bölgedeki tüm maden faaliyetleri derhal durdurulmalıdır.
Bağımsız, tarafsız ve bilimsel denetimler acilen yapılmalıdır.
Çevresel etkiler şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Su, hava ve toprak üzerindeki tüm riskler açıkça ortaya konulmalı ve gerekli tüm tedbirler eksiksiz alınmalıdır.
Aksi halde doğacak her türlü çevresel tahribatın ve toplumsal zararın sorumluluğu, bu sürece göz yuman tüm kişi ve kurumların olacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Beykozlu Giresunlular Derneği Yöneti̇m Kurulu
Beykoz,Giresun,Beykozlu Giresunlular Derneği,Hayrullah Usta,Giresun Maden Sahası,Maden,Maden Araştırması,Maden Sahası