GERÇEĞİN PEŞİNDE

28-08-2017 5333 Yorum yok. Yorum Ekle

İlk dünyaya gelmekle başlar insanın diğerleri tarafından anlaşılma ihtiyacı. Genç anlaşılmak ister, eş anlaşılmak ister. Bilim adamı ve her insan anlaşılmak ister.

İhtiyaçları, yaraları, korkuları, hikâyeleri olan kabul görmek isteyen hem farklı, hem aynı insanlarız aslında.

Ancak; ruhiyet-i halimiz böyleyken izlenimlerimiz, gözlemlerimiz, etkileşimlerimizi ya sözde akıllı cihazların bilmem kaç cm'lik LCD ekranlarından, ya da bir tabletin önünden ardından bakmadan hiçbir iletişime giremez olduk.

Teknolojik olduk ama tekno-lojik olamadık. Yani işin lojik kısmı çok gerilerde kaldı. Mantıksız bir gereksizlikle sanal sayfaları kullanıp, onlarsız yaşayamaz da olduk...

Herkes birbirine sanal olarak yakın ve bağlantıda ama aynı muhitte, aynı şehirde oturup görüşemeyecek kadar da maalesef uzak…

--------------------------------------------

'' Paylaşmak '' ne büyülü bir kelimeydi içi boşaltılmadan önce...  Üslupsuz, frensiz muhabbetlerde nasılda anlamını yitirdi

Bir zamanlar kişilerden bahsederken isimlerin yerine unvanları haricinde bu, şu, o gibi ifadelerin kullanılmasının dahi bir saygısızlık, bir hafiflik adledildiği hassas dengeler vardı efendim...

İstediğine her nevi sözü umarsızca söyleyebildiği, sosyal medya yoluyla kurduğu samimiyetsiz samimiyetlerden doğan, gayri meşru duyguları hangi ara tasvip eder olduk şaşkınlık verici.

Ruhlarımızı mobilliği kesin, akıllılığı şüpheli cihazlara köle etmeden önce, İnstagram’dan, Twitter’dan, Facebook’dan ve daha adını bilemediğim nice sayfalardan önce nasıl paylaşıyorduk hayatı?

Hepimize acilen gerçeğin farkındalığında hatırlanmak dilerim

---------------------------------

Sevgi duygusunu duyumsamayan kişi kaygan bir zeminde yürür gibi yaşar hayatını. Tedirgin, ürkek ve korkak... diyor şu an okuduğum kitabın bir satırında

Velhasıl; Açlık -susuzluk gibi fiziksel ihtiyacı karşılanmayan insan nasıl ölürse, anlaşılmama duygusunun doğurduğu sevgisizlik de insanı öldürebilir.

En umursamaz insanın bile anlaşılmaya ihtiyacı olur arkadaşlar.

Diyeceğim şudur ki; yeteri kadar kullanıp keselim şu mekanik iletişimi, birbirimize yeniden saygıyla dokunmayı deneyelim…

Yunus'un dediği gibi ete kemiğe bürünüp Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet… ya da her kimsek o olarak sahici görünelim ,samimi yaşayalım…

Mesela; Eksik olsun dişimiz ama emojisiz ağlayabilelim, gülebilelim. El ele tutuşup bir sahilde selfie çekmeden de yürüyebilelim, güneşin doğuşunu -batışını izlemek için randevulaşalım, gözlerimizin içine bakarak hasbihal ederken birbirimize sarılabilelim...

Gökyüzünü seyrederken bir kuşa takılıp gitsin fikrimiz, sevda neden kuşun kanadında düşünelim... Hayata, renklere bakıp şükredebilelim, bazen de her şeyi hicvedebilelim…

Sözün özü hayatı izlerken her şey için çok geç demek istemiyorsanız kapatın monitörleri kalbinizin sesini açın. Çünkü bu zamanda en çok kalpten kalbe köprülere ihtiyacımız var.

Köprüler için duymaya - duyulmaya, bunun için de sevgi ve anlayışı tetikleyen kelimelerle ilişki kurmaya… Tam da burada sürçü lisan ettiysem affola. Anadoluhisarı’ndan alem-i kainata Aşk 'la, Mübarek Olsun Kurban Bayramımız…

Ozan Derviş

10.Beykoz Şiir Akşamı’nın Ayak Sesleri

22-02-2026 Yorum yok. 891
Neyir Erkan Şişman

ALKIŞIN ZEHRİ

22-02-2026 Yorum yok. 753
Erdal Uzuner

RAMAZAN AYI

22-02-2026 Yorum yok. 759
Cüneyt Pulant

Değerli BEYKOZLU dostlarım...

22-02-2026 Yorum yok. 849
Yaprak Akın

YÜKSEK KİRA DEĞİL, ÖDENEBİLİR KİRA KAZANDIRIR

22-02-2026 Yorum yok. 740
Hacı Arıcı

YALAN HASTALIĞI

28-01-2026 Yorum yok. 1721
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

HEM YARA HEM SİFA

28-01-2026 Yorum yok. 1696
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 2317
Asiye Çakır

BURUN KIVIRIRSAN DUVARA TOSLARSIN...

27-12-2025 Yorum yok. 3007
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 7979