DERSİMİZ ÖZGECAN

20-02-2015 3737 Yorum yok. Yorum Ekle

Özgecan kardeşimizin yaşadığı insanlık dışı vahşet sonrası, konudan ders alınması gerekirken, kamuoyu önünde vitrin görevi olan bireylerin konuyu mesleki duruşlarına göre işlemeleri, halkın yaptığı isyan niteliğindeki protestoları gölgede bıraktı. Ülkemizin seçim sürecine hazırlandığı günlerde, parmakla gösterilecek kadar az olan istisna olanların dışında, yapılan protestoların birçoğunda Özgecan konusu siyasi çıkarlara alet edilmeye başlandı. Konu üzerine genel olarak kadınlar, öğrenciler ve sanatçılar ile bunların temas halinde oldukları sivil toplum kuruluşlarının daha duyarlı oldukları gözlenirken, çok az sayıdaki duyarlı erkeklerin dışında erkek kitlesinin konuya olması gereken ölçüde duyarlı değilmiş gibi gösterilmeye başlandı. Kadın kuruluşlarının ve siyasi partilerin kadın kollarının protestolarına katılan bayanların eşleri ve yakınları olan erkeklerin dışında kitlesel bir erkek protestosunun istenilen ölçüde olmaması da erkekler açısından önemle düşünülmesi gereken bir gerçek. Hal böyle olurken, hasbelkader seveni olur sevmeyeni olur yazma ve çizme işi ile ilgileniyoruz yaptığımız iş gereği halk bizleri basın mensubu ve gazeteci diye sınıflandırıyor. İşte bu aşamada erkek meslektaşlar olarak konu üzerine ayrı bir sorumluluğumuzun olduğunu düşünmekteyim.

Kafasının arka planında kadına şiddet, sapıklık, sadistlik ve kendisini cinsel anlamda kontrolsüz hissedenler içimizden ve mesleğimizden biri bile olsa onları halk arasında deşifre edip, adaletin önüne çıkmaları gereken sürece katkı koymamızın gerektiğine inanıyorum.

Geriye baktığımızda basın sektöründe, büyük isim yapmış, kendi ismi gibi çalıştığı gazetelerinde önemli okuyucu kitleleri olan ünlü bir erkek gazeteci, kendisinden yaşça oldukça küçük, hatta torunu yaşından bile küçük olan bir genç kıza uyguladığı taciz olayı yargı tarafından kanıtlanmış ve konunun muhattabı hapse mahkûm olmuştu. Yapılan olumsuz davranışın biçiminin, benim gibi birçok duyarlı meslek mensubunu üzdüğünü biliyorum. Hal böyleyken, Türkiye de infial yaratan Özgecan olayı sonrasında, erkekler olarak konuya daha duyarlı ve hassas davranmamız gerektiğine inanıyorum. İlk önce kendi iş çevremizde, sonrasında toplumun genel dünyasında böylesine sadistlik ve sapıklık izlenimleri olanların en ufak belirtisini gözlemlediğimizde onların deşifre edilmesine yardımcı olup kontrol altına alınmalarını sağlamamız gerektiğine inanıyorum.

Erkek olsun bayan olsun birçok insanın bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın saçma sapan sözcüğünün arkasına sığınmış şekilde yaşamımızı devam ettirirken Özgecan kardeşimizin yaşadığı vahşet inşallah toplum olarak silkelenmemize vesile olur ve masum yüzlerinin arkasında sadistlik ve sapıklık olanlar biran önce deşifre edilir.

Özgecan, rahat uyu nurlar içerisinde yat;

Özgecan yoksa sen bir öğretmen misin…

Ozan Derviş

BEYKOZ’UN KAYBEDECEK ZAMANI YOK

22-01-2026 Yorum yok. 1713
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 1039
Neyir Erkan Şişman

Eski Yaralar, Yeni Umutlar

27-12-2025 Yorum yok. 1570
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

KENDİNİ BİLMEK ÇOK ŞEYDİR...

27-12-2025 Yorum yok. 1460
Asiye Çakır

BURUN KIVIRIRSAN DUVARA TOSLARSIN...

27-12-2025 Yorum yok. 1759
Cüneyt Pulant

Sevdamız Beykoz

27-12-2025 Yorum yok. 1644
Erdal Uzuner

AHLAKİ EROZYON

27-12-2025 Yorum yok. 1252
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

2025 MİZAN VE BİLANÇOSU

27-12-2025 Yorum yok. 1238
Hacı Arıcı

ÖMÜR SERMEYEMİZDEN BİR YIL DAHA GİTTİ

27-12-2025 Yorum yok. 1329
Yaprak Akın

2 Kasa Kiraz’a 1 Daire Satacağız Neredeyse…

27-12-2025 Yorum yok. 1329
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 6751