YAZIP ÇİZMEK…

29-07-2025 2673 Yorum yok. Yorum Ekle

Ne zaman ki, insan eli kalem tutmaya başlar. İşte o zamandan başlar yazıp çizmeye. Hem de ne yazmak, nasıl çizmek. Elde kalem, altında beyaz kâğıt, kamburlaşan oturma şekli.!! Hem de farkında olmadan, büyük bir heves iştahla...

Kalem tutuş dahi şekil değiştirir, parmaklar dans eder adeta etrafında. Beraberinde düşünmeyi de getirir bu hal... Ve özgürlüğü tadar insan farkında olmadan. Düşündüğünü yazmak, gördüğünü çizmek, öğrendiğini kâğıda dökmek, aslında başkalarına aktarmak, öğretmektir daha o anlarda. Yazının tarihçesini okullarda öğrenmemize rağmen unuttuğumuz ya da hatırlayamadığımız gerçeği ile karşı karşıyayız.

Öyleyse bilgilerimizi yenileyelim, yazı öyle birdenbire ortaya çıkmadı, insanlar önce mağara duvarlarına, kaya ve taşlara yaşadıkları olayları anlatan resimler yaparlar. Yazmak ve çizmek, kardeş gibiler. Resimler bir olayı anlatsalar da yazı niteliğinde değillermiş. Her şey geliştikçe ortaya çıktığı gibi bunların gelişimleri de ideografik yazı şeklini ortaya çıkar.

Ve MÖ 3500’ler de Sümerler ile ortaya çıkan çivi yazısı. Gelişe gelişe bu günlere geldi. Ve insanoğlu, ifade etmek istediklerini sadece yazarak ya da çizerek değil pek çok şekilde etrafındakilere iletebiliyor. Her şey de olduğu gibi bu alanında kendi dalında okulu ve eğitimi var. Ve o titr ile yola çıkanlar toplumu yönlendirme konusunda da en ön sıralarda giderlerken, Hiçbir zaman ilk insanlar gibi özgür değiller. Her konuda olduğu gibi başkalarının hak ve hukuklarına saygılı olmak ve yazıp çizdiğimiz her noktaya dikkat etmek zorundayız.

Aynı zamanda doğruları yazıp ifade etmek de önceliğimiz olmalı. Çünkü yazanlar sadece yazan değil, bir nevi aydınlatan "eğiten" kişi ya da kurumlar oluyor. Bu sebeple, editörler var. Yazmak sadece kalem kâğıt ya da klavye ekran değil. Hele hele, klavye başına geçerek her şeyi manipüle etmek mümkün, ediliyor da gerçeği bulmak, doğru bilgiye ulaşmanın bu ideolojik ortamda o kadar zor ki, çizenler her çizimlerinde özgür olsalar da arada Kaçakları olabiliyor.

Günümüzde yazılı basın etkinliği azalırken giderek artan sosyal medya haberlerine rağbet arttı. İnanılmaz hızla yükselen bu alan da bilgi kirliliği insanlar arasında sorunları körükleyen alan haline geldi. Doğru bilgiye ulaşmak herkesin hakkı. Onu kendisine aktaracak organların tarafsız olmaları daha da önem arz ediyor. Sosyal ve ekonomik açıdan zor günler geçirdiğimiz şu dönemlerde topluma bilgi aktarımında dikkatli olmak, tarafsız olmak zorundalar, tamam reklam almak ve ayakta kalmak, bunlara eyvallah ama siz her dönem sırtınızı bir yere yaslayıp objektiflikten uzaklaşırsanız, doğru ile yanlış kıyaslamazsanız, bunun adı habercilik olmaz. Ve yazmayı doğru kullanmış olmazsınız.

Zaten günümüz Türkiye'sinde pek çok karışıklık varken, yazıp çizenler doğruları hep sıcak tutarak karanlığı aydınlatanlar olmalı. Yazmak üzerine birkaç güzel söz ile sonlandırayım;  "Yazmayı bilmek için okumayı bilmek, okumayı bilmek için yaşamayı bilmeli" Guy Debord.

"Yazmak güzel şey; hem kendine, hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor" Cesare Pavese

"Yazmak, aynı zamanda susmak, söylememek, sesini kesmek demektir, gürültüsüz haykırmaktır."Marguerite Duran

Saygılarımla…

 

Asım Özdemir

GÜZEL BİR SEZON

08-07-2026 Yorum yok. 611
Ozan Derviş

Bir Davet Sadece Bir Mesaj Değildir…

20-06-2026 Yorum yok. 1799
Neyir Erkan Şişman

Her Haberin Bir Emeği Vardır

29-06-2026 1 yorum. 990
Asiye Çakır

Ekrandaki Enkaz: Ruhumuzu Kim Çaldı?

29-06-2026 Yorum yok. 1162
Cüneyt Pulant

Sevdam BEYKOZ

29-06-2026 Yorum yok. 1150
Erdal Uzuner

BOZULAN EKONOMİ VE BOZULAN TOPLUM YAPISI

29-06-2026 Yorum yok. 737
Hacı Arıcı

Baba Dağdır. Sen Evleri Babasız Bırakma Allahım

29-06-2026 Yorum yok. 786
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

İnsan İnsana Şifa Olur mu?

29-06-2026 Yorum yok. 714
Yaprak Akın

Evler Satılıyor mu, Yoksa Sadece Gösteriliyor mu?

22-05-2026 Yorum yok. 1068
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 12480