YAZIP ÇİZMEK…

29-07-2025 2596 Yorum yok. Yorum Ekle

Ne zaman ki, insan eli kalem tutmaya başlar. İşte o zamandan başlar yazıp çizmeye. Hem de ne yazmak, nasıl çizmek. Elde kalem, altında beyaz kâğıt, kamburlaşan oturma şekli.!! Hem de farkında olmadan, büyük bir heves iştahla...

Kalem tutuş dahi şekil değiştirir, parmaklar dans eder adeta etrafında. Beraberinde düşünmeyi de getirir bu hal... Ve özgürlüğü tadar insan farkında olmadan. Düşündüğünü yazmak, gördüğünü çizmek, öğrendiğini kâğıda dökmek, aslında başkalarına aktarmak, öğretmektir daha o anlarda. Yazının tarihçesini okullarda öğrenmemize rağmen unuttuğumuz ya da hatırlayamadığımız gerçeği ile karşı karşıyayız.

Öyleyse bilgilerimizi yenileyelim, yazı öyle birdenbire ortaya çıkmadı, insanlar önce mağara duvarlarına, kaya ve taşlara yaşadıkları olayları anlatan resimler yaparlar. Yazmak ve çizmek, kardeş gibiler. Resimler bir olayı anlatsalar da yazı niteliğinde değillermiş. Her şey geliştikçe ortaya çıktığı gibi bunların gelişimleri de ideografik yazı şeklini ortaya çıkar.

Ve MÖ 3500’ler de Sümerler ile ortaya çıkan çivi yazısı. Gelişe gelişe bu günlere geldi. Ve insanoğlu, ifade etmek istediklerini sadece yazarak ya da çizerek değil pek çok şekilde etrafındakilere iletebiliyor. Her şey de olduğu gibi bu alanında kendi dalında okulu ve eğitimi var. Ve o titr ile yola çıkanlar toplumu yönlendirme konusunda da en ön sıralarda giderlerken, Hiçbir zaman ilk insanlar gibi özgür değiller. Her konuda olduğu gibi başkalarının hak ve hukuklarına saygılı olmak ve yazıp çizdiğimiz her noktaya dikkat etmek zorundayız.

Aynı zamanda doğruları yazıp ifade etmek de önceliğimiz olmalı. Çünkü yazanlar sadece yazan değil, bir nevi aydınlatan "eğiten" kişi ya da kurumlar oluyor. Bu sebeple, editörler var. Yazmak sadece kalem kâğıt ya da klavye ekran değil. Hele hele, klavye başına geçerek her şeyi manipüle etmek mümkün, ediliyor da gerçeği bulmak, doğru bilgiye ulaşmanın bu ideolojik ortamda o kadar zor ki, çizenler her çizimlerinde özgür olsalar da arada Kaçakları olabiliyor.

Günümüzde yazılı basın etkinliği azalırken giderek artan sosyal medya haberlerine rağbet arttı. İnanılmaz hızla yükselen bu alan da bilgi kirliliği insanlar arasında sorunları körükleyen alan haline geldi. Doğru bilgiye ulaşmak herkesin hakkı. Onu kendisine aktaracak organların tarafsız olmaları daha da önem arz ediyor. Sosyal ve ekonomik açıdan zor günler geçirdiğimiz şu dönemlerde topluma bilgi aktarımında dikkatli olmak, tarafsız olmak zorundalar, tamam reklam almak ve ayakta kalmak, bunlara eyvallah ama siz her dönem sırtınızı bir yere yaslayıp objektiflikten uzaklaşırsanız, doğru ile yanlış kıyaslamazsanız, bunun adı habercilik olmaz. Ve yazmayı doğru kullanmış olmazsınız.

Zaten günümüz Türkiye'sinde pek çok karışıklık varken, yazıp çizenler doğruları hep sıcak tutarak karanlığı aydınlatanlar olmalı. Yazmak üzerine birkaç güzel söz ile sonlandırayım;  "Yazmayı bilmek için okumayı bilmek, okumayı bilmek için yaşamayı bilmeli" Guy Debord.

"Yazmak güzel şey; hem kendine, hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor" Cesare Pavese

"Yazmak, aynı zamanda susmak, söylememek, sesini kesmek demektir, gürültüsüz haykırmaktır."Marguerite Duran

Saygılarımla…

 

Ozan Derviş

10.Beykoz Şiir Akşamı’nın Ayak Sesleri

22-02-2026 Yorum yok. 844
Neyir Erkan Şişman

ALKIŞIN ZEHRİ

22-02-2026 Yorum yok. 705
Erdal Uzuner

RAMAZAN AYI

22-02-2026 Yorum yok. 711
Cüneyt Pulant

Değerli BEYKOZLU dostlarım...

22-02-2026 Yorum yok. 796
Yaprak Akın

YÜKSEK KİRA DEĞİL, ÖDENEBİLİR KİRA KAZANDIRIR

22-02-2026 Yorum yok. 691
Hacı Arıcı

YALAN HASTALIĞI

28-01-2026 Yorum yok. 1674
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

HEM YARA HEM SİFA

28-01-2026 Yorum yok. 1652
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 2273
Asiye Çakır

BURUN KIVIRIRSAN DUVARA TOSLARSIN...

27-12-2025 Yorum yok. 2961
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 7932