BİZİM BİZE İHTİYACIMIZ VAR...

28-11-2024 1003 Yorum yok. Yorum Ekle

Bu da nereden çıktı, ne demek demeyin lütfen. Hepimizin yaşamında çokça rastladığımız özlemediğimiz pek çok örnek olduğunu tahmin ediyorum. Dijital ortam ve medya unsurları sayesinde dünyanın neresinde ne olursa her şeyden haberimiz oluyor bir şekilde. Siyaset, spor, sanat başta olmak üzere her işin başında insanoğlu var. Ve insanoğlu, eski insanoğlu olmaktan çıktı, egoist, empatisiz, bencil ve doyumsuz, acımasız bir varlık olma yolunda hızla ilerliyor. Maalesef kimsenin, özellikle de kadınların ve çocukların can güvenliği hiç olmadığı kadar tehlike içeriyor. Peki bu hale ne zaman ve nasıl gelindi.?

Şöyle 80’li yıllara bakacak olursak, hayal etmek bile insana derin bir iç çektiriyor. Zorluklar yok muydu? Elbette vardı, sokaklar sıkıntılı, işsizlik, eğitim alanları savaş alanı gibi. İdeolojik bir durumun ya da karışıklığın, bazı mihvallerin körüklediği şiddet ortamlarını hep birlikte yaşadık.  Kim kiminle ve nerede şiddet ve terörize olacağını bilebiliyor ve saķınıyordu. Tüm bunlara rağmen, hayattan zevk almaya gayret ediyorken, ilerleyen dönemlerde tüketim teknolojisi ile birlikte her yanımızı saran karteller yaşamımızı ve cüzdanlarımızı esir aldı.

İnsanoğlu çaresiz! İnsanoğlu Allah’ın verdiği aklı bir robota yükleyerek kendisini pasifize etme gayretinde. Dünya nüfusu her geçen gün artarken, istihdam sahaları yaratılsa da buralara kendisini değil, yapay zekâ yüklediği robotları yerleştirerek kendisini rafa kaldırmayı göze alıyor. Bunun getireceği onlarca sorun olduğunu bile bile.

Pandemi dönemini hatırlayacak olursak, milyonlarca insan öldü. Hatta onun panzehiri diye insanlara enjekte edilen aşıların bile insan yaşamını tehdit eden, hatta ölümlere sebep olan uygulamalar olduğunu bugünlerde görüyor, okuyor ve yaşıyoruz. Hal böyleyken, birbirimize daha çok bağlanmamız, daha içten sevmemiz gerekmez mi? Kim buna, hayır diyebilir ki. Aklı selim ve şu kısacık hayatı, sağlıklı, korkusuz, endişesiz ve mutlu yaşamak isteyen kimseler. Kendi özümüzden kopup, dışa bağımlı olmaya başladığımızdan bu yana, dengesizlikler ve tutarsızlıklarımız da artmaya başlamadı mı?

Birileri bizim kimyamızı mı bozuyor? Olabilir...diyorum ben. Buna engel olmak mümkün mü? İşte bu ruh halimiz ile mümkün diyemiyorum. Çünkü birlikte hareket etmeyi, sevmeyi, sevmesek dahi saygı duyup olduğu gibi kabullenmeyi beceremeyiz demiyorum. Denemeyi bile düşünmüyoruz, düşünemiyoruz. Düşündürmüyorlar. Nereye elimizi atsak, elimizde kalıyor. Nasıl mı?

Siyasette öyle, ekonomide daha kötü, spor da berbat, eğitimde yerlerde, aidiyet duygusu olmayan, insanların birlik ve beraberliğini sağlayamayan, ülke menfaatlerini düşünmeyen, idol olmaktan çok, kötü rol model olmayı seçen idare edemeyen ama idare eden yöneticilerimizin başarısızlıklarına göz yumuyoruz.

Açın gözlerinizi.

 

Neyir Erkan Şişman

Yaşı Küçük, Suçu Büyük!

28-01-2026 Yorum yok. 599
Erdal Uzuner

BEYKOZ’DAKİ YIKIMLAR

28-01-2026 Yorum yok. 792
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

HEM YARA HEM SİFA

28-01-2026 Yorum yok. 520
Hacı Arıcı

YALAN HASTALIĞI

28-01-2026 Yorum yok. 535
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

AKRAN ZORBALIĞI ve TOPLUM…

28-01-2026 Yorum yok. 477
Yaprak Akın

2026’da Gayrimenkul ’de Yol Haritası

28-01-2026 Yorum yok. 495
Ozan Derviş

BEYKOZ’UN KAYBEDECEK ZAMANI YOK

22-01-2026 Yorum yok. 1814
Asım Özdemir

BEYKOZ’DA AMATÖR LİGLER-1

21-01-2026 Yorum yok. 1141
Asiye Çakır

BURUN KIVIRIRSAN DUVARA TOSLARSIN...

27-12-2025 Yorum yok. 1847
Cüneyt Pulant

Sevdamız Beykoz

27-12-2025 Yorum yok. 1726
Tuncay Ünde

UZAKSIN BANA

28-01-2025 Yorum yok. 6829