
Beykoz Belediye Başkanı Mimar Alaattin Köseler’in Silivri Cezaevi’ndeki tutukluluğunun 400. günü dolayısıyla Paşabahçe Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenlendi. Köseler’in Silivri’den gönderdiği mektubunun okunduğu buluşmada, 400 günü bulan tutukluluk süreci eleştirilirken meydandan yükselen “adalet” çağrısı dikkat çekti.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Beykoz
halkının iradesiyle göreve seçilen sonrasında Silivri’de tutuklu bulunan Beykoz
Belediye Başkanı Mimar Alaattin Köseler için anlamlı bir buluşma
gerçekleştirildi. Paşabahçe Mahallesi Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasına
katılım oldukça yoğun olurken, emniyet güçlerinin meydan ve çevresinde aldığı
sıkı güvenlik önlemleri dikkat çekti.

Basın açıklamasına; CHP İstanbul İl
Başkan Yardımcıları, CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, Kadın Kolları
Başkanı Eylem Uzuner, Gençlik Kolları Başkanı Emre Mert Kılıç, CHP Beykoz İlçe
Örgütü’nün ana kademe, kadın ve gençlik kolları yönetimlerinin tamamı, CHP
Beykoz Belediye Meclis Üyeleri, partililer ve çok sayıda Beykozlu vatandaş
katıldı.

Başkan Köseler’in eşi Firdevs Köseler
ve oğlu Ali Eren Köseler de meydanda hazır bulunduğu basın açıklamasında ilk
olarak Alaattin Köseler’in mektubu okundu.

Başkan Köseler’in eşi Firdevs Köseler,
Alaattin Köseler’in 400. gün dolayısıyla kaleme aldığı mektubu kamuoyuyla
paylaştı.

Mektubunda Beykoz Belediye Başkanı
Mimar Alaattin Kösler: “Değerli
Beykozlular, Bugün Silivri’deki tek kişilik hücremde 400. günüm. Dile kolay.
Tam 400 gündür ailemden, sevdiklerimden ve Beykoz'un evladı olarak sizlere
büyük bir onurla hizmet ettiğim görevimden uzaktayım. 20 yıl aradan sonra, yol arkadaşlarımla
birlikte Beykoz'un her sokağın karış karış gezerek büyük bir emekle ve sizlerin
helal oylarıyla tekrar belediye başkanı olarak seçildim. Bu görevin, benim için
makamların da ötesinde bir anlam taşıdığın bilmenizi isterim.

Sizlerden
aldığım yüzlerce mektupta görüyorum ki; yaşadığım bu hakkaniyetsiz durumun
herkes farkında. Gittikçe uzayan ve belirsizleşen bu sürecin yarattığı
mağduriyet, vicdanları daha da yaralıyor. Çünkü, aslında tutukluluk bir tedbir
olmalıdır. Ancak yaşadığım bu süreç filen bir cezaya dönüşmüş durumda.

Hücremde geçirdiğim 400. günümde tüm kamuoyuna soruyorum? 2-3-4 Eylül'de, 32 saatlik yargılanmanın ardından, tahliye edildikten bir gün sonra neden tekrar tutuklandım?
-Tutuklandıktan sonra Beykoz'un siyasi dengelerinde neler değişti?
-Somut delil olmadan, iftiralarla 400 gündür burada tutulmamdan kimler menfaat sağlıyor?
Alınan
veballer çok büyük. Öyle ki Beykoz’un siyasi tarihinde vicdanları bu denli
zedeleyen bir dönem daha yaşanmamıştı. Tarih bu günleri kara bir leke olarak
hatırlayacak.

Eylül
ayındaki tahliyemden sonra, doğup büyüdüğüm Paşabahçe’de gerçekleştirdiğimiz
buluşma, tamamen sizlerden gelen taleple, planlanmadan gerçekleşmiş bir
kavuşmaydı. Fakat bu buluşmanın içeriğinin yanlış söylemlerle özünden saptırılarak
kara propaganda yapılarak kamuoyuna lanse edildiğini biliyorum. Bu konuşmanın
içeriğinin bir tehdit yarattığı yalanı; kendimi savunamadığım bir ortamda
manipülasyon aracı olarak kullanılmış ve beni özellikle haksız duruma düşürmeye
çalışılmıştır. Zira tehdit yalanı kesinlikle doğru değildir. Konuşmanın tüm
içeriği kayıtlarda bulunmaktadır.

Yaşatılan haksızlıkların ve yanlışların lütfen farkında olalım ve normalleştirilmesine izin vermeyelim. Tutukluluk sürecim uzadıkça bana ve aileme yaşatılan mağduriyet artacak, toplum vicdanında da derin yaralar bırakacaktır. Şartlar ne olursa olsun, her şeye rağmen yüce Türk adaletine güvenmek zorundayız. Biliyorum ki adalet er ya da geç hakkaniyetle tecelli edecek ve haksız yere tutuklu olan tüm yol arkadaşlarımla birlikte, alnımız ak, başımız dik bir şekilde özgürlüğümüze kavuşacağız.
28 Nisan'da gerçekleşecek olan 3. mahkememde, bu haksız ayrılığın son bulacağına inanıyor; aileme, sizlere ve özgürlüğüme sağlıkla kavuşmayı diliyorum. Hepinizi sevgiyle ve hasretle kucaklıyorum.” ifadelerine yer verdi.
Mektubun okunmasının ardından CHP
Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, hukuki sürecin işleyişine ve halk iradesine
vurgu yapan bir açıklama gerçekleştirdi.

CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün: “Bugün burada, herhangi bir siyasi
tartışmanın ötesinde. Evrensel hukuk ilkelerinin en temelini; adaleti konuşmak
üzere bir aradayız. Beykoz halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeyle göreve
gelen Belediye Başkanı Sayın Alaattin Köseler'in ailesinden sevdiklerinden ve
Beykoz'undan ayrı bırakılmasının 400. günündeyiz.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman altını çizdiğimiz bir gerçek vardır: Hukuk, bir gün herkese lazım olan en temel güvencedir. Ancak, ne yazık ki bugün bu güvence toplum vicdanını yaralayan bir tabloya dönüşmüştür.
Hukuk sistemimizin en temel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesi, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan herkesin suçsuz kabul edilmesini emreder. Buna rağmen Sayın Köseler, henüz kesinleşmiş bir hüküm olmaksızın 400 gündür özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır.
Tutuksuz
yargılanma esastır. Kaçma şüphesi bulunmayan, adresi belli olan ve hayatını kamu
hizmetine adamış, halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanının yargı sürecini
tutuksuz sürdürmesi hem hukuki hem de vicdani bir gerekliliktir.
Tutukluluk bir ceza değil, istisnai bir tedbirdir ancak, bu tedbirin 400 gündür kesintisiz şekilde uygulanması, artık bir tedbir olmaktan çıkmış; fiilen cezaya dönüşmüştür.
Unutulmamalıdır ki: Beykoz halkı tercihini sandıkta yapmış ve iradesini Cumhuriyet Halk Partisi’nden Alaattin Köseler ‘den yana kullanmıştır. Bu iradenin yok sayılması, yalnızca bir kişiye değil, Beykoz halkının, sizlerin temsil hakkına yönelik bir kısıtlamadır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak durduğumuz yer çok açık ve nettir, bizim yolumuz adalettir, pusulamız vicdandır. Bugün yaşanan tüm zorluklara rağmen hakikatin er ya da geç ortaya çıkacağına ve adaletin mutlaka yerini bulacağına olan inancımızı asla kaybetmiyoruz, kaybetmeyeceğiz de.
Haksız ve hukuksuz biçimde özgürlüklerinden mahrum bırakılan tüm yol arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade ediyoruz. Onların yalnız olmadığını biliyoruz. Sevdiklerine kavuşacakları, halklarına hizmete kaldıkları yerden devam edecekleri günlerin yakın olduğuna yürekten inanıyoruz.
Başta Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve Beykoz'un seçilmiş Belediye Başkanı Sayın Alaattin Köseler olmak üzere halkın iradesiyle görev üstlenen tüm yöneticilerimizin arkasındayız, çünkü biliyoruz ki mesele yalnızca kişiler değil, mesele, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeye sahip çıkmaktır.
Adaletin tecelli ettiği o gün; Beykoz'da halkın iradesi yeniden güç kazanacak. İstanbul'da hak yerini bulacak, güzel ülkemiz güçlü, tarafsız ve güven veren bir hukuk düzeniyle yeniden ayağa kalkacaktır.
Biz buradayız. Birlikteyiz, omuz omuzayız. İnançla, kararlılıkla ve umutla; yılmadan, yorulmadan adalet demeye devam edeceğiz.
Başkanlarımız görevlerine dönene kadar mücadelemiz sürecek, asla pes etmeyeceğiz.” şeklinde konuştu.
Basın açıklaması, meydandaki
vatandaşların alkışları ve sloganları eşliğinde sona erdi. Gözler 28 Nisan’da
görülecek olan 3. mahkemeye çevrilmiş durumda.
Beykoz,Beykoz Belediyesi,Alaattin Köseler,Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler,Mimar Alaattin Köseler,CHP,CHP Beykoz,Paşabahçe,Paşabahçe Meydanı,Silivri