YAPRAK DÖKÜMÜ

13-06-2024 843 Yorum yok. Yorum Ekle



Yaşayıp görüyoruz, izliyor takip ediyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Ve her seferinde, şunu demiyor muyuz; Nerede O Eski zamanlar... Ben genelleme ile zaman diyeyim… siz ne derseniz deyin artık.

Küçük şehirler, kasaba veya köylerde az çok o eski kalıntılardan, insanlıktan, nezaketten, diyalog ve yardımlaşmadan bir şeyler var. Saygıya, sevgiye denk geliyoruz, çok şükür. ... Buna sevinmeli miyiz?

Elbette Hayır. Eskiye dönelim demiyorum ama eskiden kalma güzel yanlarımızı koruyarak ilerleyelim derim. Hak edene hakkını, sevgi sunana sevgiyi, emek verene emeğinin karşılığını...

Örf ve adetleri yozlaştırmadan, yeni nesile avam gelmeyecek güzelliğe büründürerek bunları devam ettirebilir onlar.

40 yıl evvel bir toplantıda söylediğim gibi; "Köyden gelip, kentte kimliğimizden ödün vermeksizin, gelişerek, öğrenerek etrafımıza ışık saçabiliriz "

Yeni şeyler söylerken, eskilerle harmanlayarak...

Tüm bunları yaparken, bizlere önderlik yapacak "Akil " insanları iyi takip etmeliyiz. Takip ederken de hep doğru yaptıkları, adaletli davranacaklarını varsaymayarak.

Toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede olup olmadıkları, hak ve adaleti eşit dağıtıp dağıtmadıklarını gözlemleyip iyi analiz yapmalıyız. Yanlışa yanlış, doğruya doğru demeyen, kısır döngü de sırf kendi menfaatleri uğruna kullanabilecekleri insanları ön plana çıkaranlar, en tehlikeli olanlardır. Ve üreten, yenilenen, yenileyen insanlar bir gün gelir onları, oraları terk ederler..! Onlar da sanır ki, meydan bize kaldı! !!

Hayır meydan sizlere kalmadı. Sizi kendi halinize bırakıyoruz... demektir bu aslında. Anlayana... Onlar benci, bencil, adamcı insanlardırlar ve dağılmaya mahkumdurlar. Ama dağılırken, arkalarında büyük bir tortu bırakırlar. İnsanları yıldırmış, yormuş birliktelikten korkan, her şeye herkese şüpheyle bakan toplum haline geliriz ki, işte o zaman, hep eskiyi, eski insanlığı arar hale geliriz…

Ağacın gövdesi yerindedir ama dalları yorulmuş, yaprakları etrafa saçılmıştır bir kere. Ne fayda.