86.400 lük Kredi

27-04-2022 738 Yorum yok. Yorum Ekle

Bilişimin hayatımıza damga vurmadığı yıllar, yani çocukluğumda babam eve damga, kaşe için evraklar getirirdi ki, o günler bana çok ilginç gelir, eğlendirirdi. Rutin bir ses, tak tak, hızla… Aynı yazı, şekil arkadaki sayfada görünür olurdu arka arkaya. Aynı ses, ritim, aynı hareket. Sonra pek çok yerde, gittiğimiz binalarda(bankalar, hastaneler, okul, noter...)aşinalaştıkça bu ses resmiyetin sesi oldu benim için aynı zamanda da rutinin. Başta eğlenceli, keyifli gelen bu ses alıştıkça ilk aldığım keyfi vermez oldu. Çünkü hayat bu kadar rutin, tek ses, tek hareket değildi, olmamalıydı da.

İşte bu yüzdendir belki, 40’lı yaşlarda hala rutinler bana ağırlığı çağrıştırmakta. Evet, rutinlerimiz var olmalıda ama sadece onlarla boğulmamak gerektiğine inanıyorum. İdealist bakmaya çalışıyorum hayata kendimce hedefler koyuyorum, hatta onlar için imgelemeler yapıyorum. Hedefler idealist kalmamı sağlamlaştırabilmek için yakalanabilme potansiyeli olan gerçekçi hedefler, gün sonunda muhasebe yapıyorum olduğum nokta, hayalimdeki nokta arasına giden yol nasıl ve ne kadar kaldı. Her şeyden önemlisi hayat yarışında bir önceki günkü Çiğdem ‘i geçmek esas olan diyorum. Özetle çocukluğumda ilk başlarda beni eğlendiren, sonrada o kadar da hoş bulmadığım sesleri çıkarmaktan imtina ediyorum.

Gerek yaşantım, gerek gözlemlerim, gerekse danışanlarımdan aldığım verilerden hareketle baktığımda öykülere, öykülerimize rutinler bizi esir aldığında başlıyor problemler. Düşünün ki her gün düzenli sadece pasta yiyorsunuz veya daha sağlıklı görünen sadece süt ile besleniyorsunuz. Tek düze beslenmenin belirli bir süre sonra sağlık sorunlarına yol açacağını biliriz. Bir yıl dört mevsim olarak soğuğu, sıcağı içinde barındırır denge ile. Keza ağaçlar dört mevsim yeşil, çiçekli değil yine. Çevreye baktığımızda yukarıda belirttiğim örneklerden binlerce yazmak mümkün iken hayatı tek düze monoton yaşamak ne kadar mantıklı, sağlıklı.

Her gün bize tanımlanan 86.400 saniyelik kredinin uygun ve ideal şekilde kullanımı kendi ustalığımızı emanet. Hatalar, başarısızlıklar, mutsuzluklar, ayrılıklar, nefretler, sağlık problemleri çoğu zaman sonuçtur. Sonuç, gelinen nokta, olumsuzluk taşıyorsa öncesine bakmakta fayda vardır, genellikle değişim gerektirir. Çünkü değişim yoksa sonuç aynı kalmaya gebedir çünkü. Değişimi başkalarından beklemek, olumsuzluğu başkalarına atfetmekte yine sonucu değiştirmeyecektir. İlişkide karşı tarafı suçlamak, hastalık tanısına söylenmek, öğretmen olarak başarısızlık için öğrencileri suçlamak, maaşına söylenip işini layıkıyla yapmamak, saati doldurur maaşımı alırım düşüncesini felsefe olarak kabul etmek, iletişim kurarken kişileri dış görünüş, eğitim, marka olarak etiketleyip önem derecesi ile gard almak.

86.400 saniyelik krediyi hangi koltukta geçirirseniz geçirin   (evdeki koltuk, araba koltuğu, öğretmenler odası koltuğu, doktor koltuğu, makam koltuğu…)bir önceki günden farklı bir ben olarak yaşamanız, yaşamınızın muhasebecisi olmanız, dinamik, rakibinizi başta kendiniz olarak görmeniz dileğiyle…

Bayramımız kutlu olsun.

 

Ozan Derviş

HASTANEMİZE SAHİP ÇIKALIM

27-09-2022 Yorum yok. 591
Neyir Erkan Şişman

MHRS

27-09-2022 Yorum yok. 501
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Emperyalistlerin bitmeyen oyunları

27-09-2022 Yorum yok. 551
Feride Gündüz "Hoş Kalem"

UNUTANI UNUTMA

27-09-2022 Yorum yok. 497
Tuncay Ünde

TOKATKÖY GERÇEĞİ "Masum Değiliz Hiç Birimiz"

27-09-2022 Yorum yok. 554
Yaprak Akın

YENİ TÜRKİYE

27-09-2022 Yorum yok. 430
Cüneyt Pulant

SPOR!

27-09-2022 Yorum yok. 721
Asiye Çakır

YAŞA(T) BE İNSAN!

27-09-2022 Yorum yok. 494
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

TÜRKİYE DE FUTBOL İKLİMİ… (1)

27-09-2022 Yorum yok. 551
Hacı Arıcı

ANA GİBİ YÂR, BAĞDAT GİBİ DİYAR OLMAZ

27-09-2022 Yorum yok. 498
Makbule İnaç

Sanatsal bir yakarış

27-06-2021 Yorum yok. 1904