Çocuklukta ihmal, Çocuklukta istismar?

27-11-2021 899 Yorum yok. Yorum Ekle


Adam yorgun argın eve geldiğinde 8 yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken bulur. Çocuk babasına ‘’Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun ?’’diye sorar.

Zaten yorgun gelen baba, “Bu senin işin değil” diye cevap verir. Bunun üzerine çocuk “Babacım lütfen, bilmek istiyorum” diye üsteler. Baba sinirlenerek 80 lira” diye cevap verir. Bunun üzerine çocuk “Peki bana 30 lira verir misin” diye sorar. Baba iyice sinirlenip, “Benim senin saçma oyuncaklarına ayıracak param yok. Hadi, derhal odana git ve kapını kapat” der.

Bir süre sonra adam dinlenince, çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düşünür, çocuğunun odasına gider. Yatağında olan çocuğa, “Uyuyor musun” diye sorar. Çocuk “Hayır” diye cevap verir.

 – “Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm. Ama yorucu bir gün geçirdim, al bakalım, istediğin 30 lira.” der. Çocuk sevinçle “Teşekkürler babacığım” der ve hemen yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkarır. Bunu gören baba tekrar sinirlenerek, “Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun? der.

“Param vardı ama yeterince yoktu ” diyen çocuk elinde sıkıca tuttuğu paraları babasına uzatır;

– “İşte şimdi tamam 80 lira, bir saatini alabilir miyim babacım?”

Belki internette dolaşırken, belki bir kitapta bu hikâyeyi okumuş olabilirsiniz. Belki de abartılı bulup çokta dikkate değer bulmamış olabilirsiniz. Liralı kısmı bir tarafa bırakırsak işimize gösterdiğimiz özeni, zamanı, sabrı acaba evdeki çocuklarımıza gösterebiliyor muyuz? Beslenme, barınma veya konforlarını sağlamak adına çalışmanızı sebep göstererek olmazsa olmaz olan sevgimizden, ilgimizden mahrum mu bırakıyoruz?

Moda, marka, teknolojik araçların hızla gelişmesi, ürünlere yönelik seçenek fazlalığı, sosyal medyada paylaşımların çekiciliği sürekli bir tüketim açlığına bizleri sevk etmekte, bu açlığı doyurmaya yönelik saatleri hiçe sayan bir çalışma temposu tüm bedenimizi, ruhumuzu esir almakta. Öncelikle belirtmek gerekir ki nasıl ki midemizi uygun olmayan besinlerle doyurduğumuzu sandığımızda kan şekerinin hızlı yükseliş ve düşüşüne bağlı uzun sürekli tokluk sağlayamadığımız gibi diyabet, obeziteye kapı aralarız yani açlığı bastırma alışkanlığı, sağlığı bozmaya kaynaklık eder.

Günümüzde bizleri esir alan, uygun olmayan tüketim alışkanlıkları ve onları karşılayabilme çabası asıl doyurulması gereken sevgi ve ilgisinin yoksunluğuna ortam hazırlar. Geçen ay ki makalemizde belirttiğim üzere gelecekte çocuklarımızda vuku bulabilecek psikolojik bir problemde’’çocukluğuna dönüldüğünde ‘’ emin olun çocuklukta kullandığı telefonun, ayakkabının, montun markası çokta önemli olmayacaktır.

 

 

 

Ozan Derviş

DİYALOGSUZ SORUN ÇÖZÜMÜ, HEP SORUN OLMUŞTUR

26-07-2022 Yorum yok. 1519
Neyir Erkan Şişman

Tatil Bitti, Virüs Geri Geldi

26-07-2022 Yorum yok. 1709
Cüneyt Pulant

Sporda Uzun Yolculuk!

26-07-2022 Yorum yok. 2217
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

KİMLERİN DEMOKRASİSİ…

26-07-2022 Yorum yok. 1217
Yaprak Akın

UYUYORUZ, UYANIYORUZ...

26-07-2022 Yorum yok. 916
Hacı Arıcı

KENDİMİZ OLABİLMEK

26-07-2022 Yorum yok. 1415
Asiye Çakır

TEŞEKKÜR EDERİM...

26-07-2022 Yorum yok. 1297
Tuncay Ünde

Beykoz Sevdası veya Vicdanız ile Okuyunuz!.

15-07-2022 Yorum yok. 1498
Arzu Gülcan

Ekonomik Körlük

27-06-2022 Yorum yok. 1204

HAYALLER-HEDEFLER

27-06-2022 Yorum yok. 1588
Makbule İnaç

Sanatsal bir yakarış

27-06-2021 Yorum yok. 1820