ANAOKULU VE KREŞ EĞİTİMİNE BAKIŞ AÇIMIZ

23-09-2021 472 Yorum yok. Yorum Ekle

Okulların açılması ile gündeme gelen konulardan biri ‘’Çocuğumu anaokuluna, kreşe göndermeli miyim? Bunun akabinde de ‘’Çocuğum okula gitmek istemiyor, ağlıyor ‘’

Çocuklarımızın uyum süreci sorunları öncesi, ilk konuya, yani kreş ve anaokuluna bakış açımıza biraz değinmek istiyorum.

Ülkemizde yaygın olan bir görüş hâkim ‘’Çalışmayan anne, okulöncesi sürece hatta ilkokul sürecine kadar çocuğunu kendi büyütmeli, eğitmeli.’’

Çocuklarımızın 0-3 yaş aralığında, şartlar elverişli olduğu sürece ebeveyni ile büyümesi, bu mümkün olmadığında anneanne, babaanne, teyze, hala, yenge gibi geniş aile üyelerince sorumluluğun paylaşılması, bununda mümkün olmaması durumunda çocuğun kendi ev ortamında bakımını sağlayacak bir teyze, abla ile çalışılması tüm bunların imkânsızlığı durumunda dördüncü ve en son şık olarak eğitim kurumlarından destek alınmasını tavsiye etmekteyim.

3 yaşa gelindiğinde ise genel eğilimden farklı olarak artık kurum desteğinin alınmaya başlanması önemlidir. Nedenlerine gelince, günümüz koşullarında çok erken dönemlerde (hatta 0-1 yaş) çocuklarımız dijital dünyaya ‘’merhaba’’ demekte. Önce ninni, masal dinletmek için biraz ayaklandığında sevimli dansları için yemek yerken oyalanması, biraz kendimize soluklanma fırsatı yaratmak için akıllı telefonlar, tabletler, internet bağlantılı televizyonlar tepsi ile sunuluyor önlerine. O minik parmakların telefon veya tabletlerde istediği görsele ulaşabilmesi çoğumuzca sevimli bulunmanın yanı sıra zekâ ve beceri örneği olarak takdir ile karşılanıyor. Ama bu arada şu yakınmalar seslendirilmeye başlıyor ‘’Oyuncakları ile oynamıyor, yaşıtları ile iletişim kurmuyor, oyuna katılmıyor, hiçbir şekilde uzun bir süre bir şeyle uğraşmıyor ‘’

Çocukların duyguları en rahatça ifade edebildikleri ortam oyundur. Ne yazık ki apartman hayatı, trafik ve araç yoğunluğu gibi nedenler doğal oyun ve arkadaşlık ortamlarını ortadan kaldırmış, kısıtlamışıdır. Ebeveynler zaman problemi, sosyoekonomik koşullar nedeniyle çocukları ile kaliteli vakit geçirme konusunda istemeyerekte olsa yetersiz kalmaktadır. İşte tam da bu nedenlerle 3-5 yaş grubu çocuklarımız maruz bırakıldıkları büyük, küçük ekranlardan bir an önce koparılarak olmaları gereken ortama kavuşmalı, yaşıtları ve oyun ile baş başa bırakılmalıdır.

İşte bu noktada ülkemizde yaygın olan görüş devreye girmekte 3-5 yaş grubu çocuk annesi çalışmıyorsa toplumca özelliklede kendi ebeveynlerince ‘’çocuktan yoruldun ,bıktın,daha çok küçük okuldan bıkar ,nasıl kıyacaksın  ‘’gibi eleştirilere maruz kalmakta , bu süreç anneyi ,vicdani bir hesaplaşma ,anneliğini sorgulama  içerisinde bırakmaktadır.İşte yazımızın başındaki 2. sorun yani çocuğun okula uyum sorunu çoğu zaman burada baş göstermektedir .Anaokulu kapısı anne tarafından duygusal kaoslar ile açılmakta ,okula ilk başlanan günler  anne ve çocuk  arasında  travmatik sahnelere sebep olmaktadır. Önemli soru Çocuk mu okula hazır değildir? Anne mi çocuktan ayrılmaya? Çocuğu ağladığında annenin gözleri dolmakta, okula devam karasında sorgulamalar yaşamaktadır. Çocuğun bu süreçte ağlamasına dayanamayan anne kendi ebeveynlerince de vicdan konusunda yargılandığından, çoğu zaman okul sürecini sonlandırmakta bu durumda başka ve çok önemli bir sorunları yavrulamaktadır.

‘’Ağlarsam istediğimi alırım ‘’, ’’okul=ağlamak’’

 

Tuncay Ünde

MURAT AYDIN’A SORULARIM VAR

27-09-2021 Yorum yok. 781
Osman Topuz

Ortak Cevap

25-09-2021 Yorum yok. 834
Ozan Derviş

SAĞLIK DEYİP GEÇMEYELİM

23-09-2021 Yorum yok. 1624
Neyir Erkan Şişman

Çocuklarımız için...

23-09-2021 Yorum yok. 789
Cüneyt Pulant

GÜNAYDIN !

23-09-2021 Yorum yok. 1164
Hacı Arıcı

KENDİMİZ OLABİLMEK

23-09-2021 Yorum yok. 695
Asiye Çakır

KENDİNE ZAMAN AYIRMAK

23-09-2021 Yorum yok. 1140
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

SÖYLEMLER VE EYLEMLER

23-09-2021 Yorum yok. 518
Yaprak Akın

HAYAT YOLU

23-09-2021 Yorum yok. 445
Makbule İnaç

Sanatsal bir yakarış

27-06-2021 Yorum yok. 1062

İYİ AİLE OLABİLMEK

08-05-2021 Yorum yok. 979