Tarlada izi olmayın şimdi söyleyecek sözü olmalı mı ?

27-08-2020 2776 Yorum yok. Yorum Ekle

Merhaba

Bu ay başlarken, pandemi geride kaldı, haydi normalleşmek için diye başlamak çok isterdim. Ama ne mümkün?

Çocuklukta ilk cümlelerle başlarız karşı tarafı suçlamaya. Ben yapmadım o yaptı, ben kırmadım o kırdı, ben dökmedim o döktü. Yarım çıkan kelimeler ve mimiklerle ifadeler bizi gülümsetir hatta tekrarlatır keyifle izleriz ilk yalandan suçlamalarını. İşte orada atılan doğum yıllarca yeşere yeşeren yabani otlara dönüşür tıpkı günümüzde olduğu gibi.

Düşünelim trafikte daima karşı taraf suçludur, öğrencinin başarısızlığından okul ve öğretmen, tartışmada eşiniz, iyileşmezseniz doktorunuz, yetişemezseniz randevunuza trafik, özetle hep aklarız kendimizi.

Yine hep bir ağızdan suçlamalarla başlıyoruz sonbahara. Mart ayından başlayan okulların eğitime ara vermesi, seyahat kısıtlamaları, sokağa çıkma yasakları ile geçen 2,5 aylık süreç sonrası Haziran’da normalleşmeye başladık. Her kalkan yasaktan sonra bir sonraki yasak için gözlerimizi diktik bilim kuruluna, sağlık bakanımıza, medyaya. Evet normalleşme dendi yasaklar yavaş yavaş gevşetildi ama pandemi bitti, geçmiş olsun atlattık denmedi ya da en azından ben duymadım.

Her yasak kalktığında ve tabii güneş ışıkları yüzünü gösterdiğinden cüretkârlığımızda arttı. Sıcaktı maske takmak zordu. Evde sıkılmıştık. Tarlaya ekim dikim zamanıydı. Düğünü ne kadar ertelerdik. Asker namına uygun konvoyla gitmeliydi. Memleket havası iyi gelirdi. Yazlığın olduğu yer tenhaydı. Ege ve Akdeniz tatili yoğun günler sonrası hakkımızdı ve tabii tevekküle gerek duymadan Allah korurdu.

İlk vakanın ortaya çıkmasıyla evde kendine yoğun önlemler alan, kimse ile görüşmeyen, eldiven maske, dezenfektanla uyup uyuyan bir grup insanımız baktım ki Temmuz ayı ile sosyal medyada yurdumun dört bir yanından fotoğraflarla boy gösterdi. Hatta evde kal Türkiye diye televizyonlarda boy gösteren ünlülerimiz ilk sıralarda yer aldı. Temmuz bitti Ağustosla sesler yükselmeye başladı vaka sayılarına karşılık.

Okullar açılmasın, Bayram da yasaklar olmalıydı, çok erken normalleştik. En kötüsü de plajlardan yapılan okullar açılmasın yorumları.

Okullar açılmasın tamam, hatta bildiğiniz üzere gözler 21 Eylül’de… Tek sorun bu mu? Özel sektör öğretmenleri, görevlileri ne yapacak? Belki o sektörden biri senin evinde kiracı, o kirayı nasıl ödeyecek? Arada sırada satacağı  A4 kağıdımı kırtasiyeyi ayakta tutacak, kazandığı para olamayınca pazarcı arkadaşımdan da alışveriş yapamayacak. Pazarcı arkadaş iş yapamayınca beyaz eşya taksitini ödeyemeyecek, ödeme alamayan patron satış personeline görüyorsun iş yok, taksitler bile ödenmiyor diyerek nazikçe kapıya kadar eşlik edecek.

Sağlık ordusu heyecanla, aşkla, ailesinden fedakârlık göstererek ve çoğu zaman meslektaşının acısıyla görev yaptılar, hastalandılar, şehit oldular. Hımm bizde onlar için korkuyla sindiğimiz evlerimizden alkış tuttuk, kek börek yapıp yolladık aaa birde konvoy yapıp kornalarla hastane önlerine gittik. Zaten sonrası malum yukarıda anlattığım gibi… Peki, siz sağlık çalışanı olsanız ki beklide öylesiniz bize aynı aşkla bakar mısınız? Sizin hayatınızı ortaya koyarak yaptığınız mücadeleye alkış, korna ile sözde destek olup Temmuz ayı ile sıcak diyerek maskeyi fora eden, sahillerde, düğünlerde corana sayacını hızlandıran bizlere nasıl bakarsınız ya da daha doğrusu biz sizin yüzünüze nasıl bakarız?

Evet, okulların açılması riskli ama suçlusu ise biziz.  5 aydır televizyonda, sosyal medyada, sokak panolarında sık sık el yıkama öğretiliyor, maske takma öğretiliyor tıpkı okul öncesi öğrencilerine öğretilircesine. Hala maske burnun altında. Eldiven elde maske boğazda manzaraya da hem de toplu taşımada şahit oldu bu gözler. Hatta araca yoğunluk nedeniyle yolcu almadığı için şoföre ’’yasaklar başlasın iş yapama diye‘’ beddua edenleri de. Devlet suçlu maskelerimiz tek tek yapıştırmalıydı ağzımıza, burnumuza. Ellerimizi de sık sık gelip bir görevli yıkamalıydı. Hatta evlerin kapısına asma kilit takmalıydı. Ne yapıp ne yapmayacağımızı bizim adımıza düşünmeli, mesela beni tatile yollamamalı, bu sene düğüne gitme demeliydi. Aksi durumda başıma gelecek her şey den o sorumlu.

Okulları  Mart ayında Corana kapadı bizde desteklerimizle açılmamasını sağladık.

Sizce ‘’Tarlada izi olmayın şimdi söyleyecek sözü olmalı mı ?’’

Ozan Derviş

MASKE-MESAFE-TEMİZLİK VE VİCDAN MUHASEBESİ

24-11-2020 Yorum yok. 2347
Neyir Erkan Şişman

Pasta Kaldı mı?

24-11-2020 Yorum yok. 1500
Tuncay Ünde

BEYKOZ DEVLET HASTANE YÖNETİMİ UYUYOR MU?

25-11-2020 1 yorum. 2383
Osman Topuz

İnsanlık Zamanı

24-11-2020 Yorum yok. 1678
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HADDİMİZİ BİLELİM…!!

24-11-2020 Yorum yok. 1415
Cüneyt Pulant

Milletimizin Gücü

24-11-2020 Yorum yok. 1760
Hacı Arıcı

BARBAR BUMERANG BATI

24-11-2020 Yorum yok. 2681
Yaprak Akın

Merhabalar

27-10-2020 Yorum yok. 660
Asiye Çakır

HÂK SONUMUZU HAYR ETSİN...

27-10-2020 Yorum yok. 4699

COVİD-19’UN GÖLGESİNDE YAŞAMAK

27-10-2020 Yorum yok. 4037
Makbule İnaç

Gerçek dediğimiz şeyler aslında nedir?

27-09-2020 Yorum yok. 6921