Şiddeti aramakta atladığımız, hep sona atılan nokta evlerimiz, ailelerimiz

02-10-2019 1533 Yorum yok. Yorum Ekle

İlkokul yıllarında genel konuşmaların yanı sıra Hayat Bilgisi ilk ünitelerinde başlarız sevgi, kardeşlik, dostluk, paylaşmak nezaket gibi olmazsa olmaz kavramlara. Sonra bu Sosyal Bilgiler olur, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olur. Derslerin yanı sıra kitaplar da açıklamalarla, hikâyelerle pekiştirme çabamıza destek olur. Kulüpler kuruyoruz okulda Sosyal Yardımlaşma diye yine çaba yukarıda adı geçen kavramları çocuklarımıza yerleştirmek, benimsetmek.

Tüm bu çabaların yetersiz olduğu ortada manşetlere bakılırsa:

Kadın a şiddet, Kadın Cinayeti, Trafikte Kavga, Akran zorbalığı…

Yaralılar, hayatını kaybedenler...

Okullarda ne kadar üzerinde durulursa durulsun azalmak yerine artan bir şiddete yönelim var içerlerde bir yerde…

Okullarda idareci ve öğretmenlerimizden çocuğumuza ‘’şiddet var mı ?’’  okulda bir başka çocuk çocuğumuza’’ zarar veriyor mu’’ titizizdir, tv’lerdeki diziler konusunda da çoğu zaman teşkil ettikleri durumlar nedeniyle eleştiririz ama olmuyor şiddet bitmiyor hatta artarak devam ediyor.

Okula yöneticilerine, öğretmenlerine baktık, okulda arkadaşlarına baktık hatta olmadı okul idaresinden izinsiz gittik çocuklar arasına müdahale ettik, Tv de şiddet içeren dizileri seçmedik olmuyor olmuyor şiddet azalmıyor artıyor.

Sanırım şiddeti aramakta atladığımız ki bence önce aranması gereken yer ama hep sona atılan nokta evlerimiz ailelerimiz.

Gerek veliler ile yaptığım görüşmelerde, gerekse danışanlarımda en son ve en zor ifade edilendir aile içi şiddet.

Dayak değil 1 tokat attı, sadece itti, dövmezdi ama evde ki eşyaları kırardı, sinirlidir biraz kızınca bağırır masaya vurur diye başlar zorlama sonucu çıkan ilk itiraflar. Babadır, anadır, dededir, amcadır bir başkasına uzmana bile itiraftan utanır sıkılırız çünkü aile mahremi diye kazınmıştır kafamıza. Anlatsa da yukarıdaki gibi hafifletme çabası içinde dökülür kelimeler ağızlardan.

Hâlbuki hamilelikten başlamaktadır, minik bedenin ruhsal gelişimi. Bir sünger misali çeker iyiyi kötüyü derinliklerine. Okula daha başlamadan daha hamilelik süreciyle ortalama 5 senede bebek ve çocuk doldurur zihnini. İşte sizin sır saydığınız, itirafta  bile hafifletme çabasında olduğunuz 1 tokat attı, sadece itti, dövmezdi ama evde ki eşyaları kırardı, sinirlidir biraz kızınca bağırır masaya vurur ifadesinde yaşananlar süngerce emilir de emilir.

Önümüzdeki ay makalemizin devamında buluşmak dileğiyle

Ozan Derviş

SAĞLIK DEYİP GEÇMEYELİM

23-09-2021 Yorum yok. 731
Neyir Erkan Şişman

Çocuklarımız için...

23-09-2021 Yorum yok. 577
Cüneyt Pulant

GÜNAYDIN !

23-09-2021 Yorum yok. 540
Hacı Arıcı

KENDİMİZ OLABİLMEK

23-09-2021 Yorum yok. 436
Tuncay Ünde

"GÜNAYDIN"

23-09-2021 Yorum yok. 534
Asiye Çakır

KENDİNE ZAMAN AYIRMAK

23-09-2021 Yorum yok. 325
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

SÖYLEMLER VE EYLEMLER

23-09-2021 Yorum yok. 415
Yaprak Akın

HAYAT YOLU

23-09-2021 Yorum yok. 327
Osman Topuz

AMAN UZAKLAŞMAYALIM

25-08-2021 Yorum yok. 563
Makbule İnaç

Sanatsal bir yakarış

27-06-2021 Yorum yok. 983

İYİ AİLE OLABİLMEK

08-05-2021 Yorum yok. 900