Bahar Beykoz’a Gelince

16-04-2018 3170 Yorum yok. Yorum Ekle

Erguvan ağacının çiçekleri, dağlardaki kır çiçekleri, bahçelerdeki bahar dalları yüzünü güneşe dönmüş baharın coşkusunu paylaşırcasına güneş ışıkları dalların arasından süzülür. Sahilde çay ve kahvenizi yudumlarken bir başkadır boğaza bakmak, bir de sohbet etmek için yanınızda sevdiğiniz bir arkadaş, dost varsa bırakın baharın güzelliği sizi kucaklasın.

Beykoz da baharı karşılamak çok keyifli olur, Beykoz boğazın kıyısında bir tarafı deniz bir tarafı orman olan güzel bir ilçedir. Tarihi yerleri, sımsıcak cık insanlarıyla güzel köyleri görülmeye değerdir.

TEGV çocuğu gözüyle Anadolu feneri;

ANADOLU FENERİ

 

Anadolu Feneri’nin Mavvi’si

 

Naz Kuzu

 

Köy,  Anadolu Feneri adını, içinde tüm heybetiyle yükselen Fener’den alıyor. Cenevizlilerin inşa ettiği Fener’in yapım tarihi 1648 olarak biliniyor. Köydeki, Fener’in hemen yanında gözüken ulu minaresiyle duran camisi ise 100 yıllıktır. Anadolu yakasındaki boğazın Karadeniz’e açılan noktası olarak tanımlanır Anadolu Feneri.

Tam karşı kıyıda ise, tüm ihtişamıyla Rumeli Feneriyle selamlaşırlar tarih boyunca. Gemilere yol gösterip, deniz trafiğini düzenlerler.

1600’lü yıllarda Ahıska’dan göç etmiş Türklerden oluşan köy halkından, bugün yaklaşık 500 kişi yaşıyor Fener’de.  Hafta sonları ve tatil günleri özellikle güzel havalarda köyün nüfusu bir anda artıyor. Hatta trafik bile kilitleniyor.

Biz, çevremizi gezelim etkinliğimizde Anadolu Feneri’ne geldik. Burada tam köyün girişinde mavi kapısı, kapısında sakince yatan kedileri, köpekleriyle bizi Mavvi Kapı kafe karşıladı. Leyla Soysal ve eşi Ali Soysal, 27 yıldır burada yaşıyor. İlk zamanlar sadece tatil amaçlı geldikleri Anadolu Feneri’ni o kadar sevmişler ki, bir süre sonra şehir yaşamından ayrılıp burada yerleşik düzene geçmişler. 2.5 yıldır da Mavvi Kapı kafeyi işletmeye başlamışlar.

“Maviyle içi içe olan bir yaşamda kafemizin adının mavi olması kaçınılmazdı bizim için” diyor Leyla hanım. Şimdilerde, köye gelen yerli ve yabancı turistleri özellikle hafta sonları leziz kahvaltısıyla ağırlayan kafe, aslında Fener’in eski ekmek fırınıymış. 1909 tarihinde inşa edilmiş olan tarihi fırın, kitabesi ve tarihi dokusu korunarak aslına uygun olarak 5 yıllık zorlu bir süreçte yenilenmiş.

Mavvi Kapı Anadolu Feneri’nin en şık binası. Bu sevimli ve şirin kafenin iç dekorasyonunda kullanılan birbirinden kıymetli eşyalar Leyla Hanım ve eşinin aile yadigarı. Sizin de, bir gün yolunuz buraya düşerse muhakkak Mavvi Kapı’ya uğrayın. Çok güzel keklerinden yiyip, meyve sularından için bizim yaptığımız gibi.

 

Naz kuzuya bu güzel haberi için teşekkür ederiz, Diğer haberler sırasıyla gelecek

Ozan Derviş

SAĞLIK DEYİP GEÇMEYELİM

23-09-2021 Yorum yok. 376
Neyir Erkan Şişman

Çocuklarımız için...

23-09-2021 Yorum yok. 354
Cüneyt Pulant

GÜNAYDIN !

23-09-2021 Yorum yok. 385
Hacı Arıcı

KENDİMİZ OLABİLMEK

23-09-2021 Yorum yok. 322
Tuncay Ünde

"GÜNAYDIN"

23-09-2021 Yorum yok. 290
Asiye Çakır

KENDİNE ZAMAN AYIRMAK

23-09-2021 Yorum yok. 257
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

SÖYLEMLER VE EYLEMLER

23-09-2021 Yorum yok. 242
Yaprak Akın

HAYAT YOLU

23-09-2021 Yorum yok. 182
Osman Topuz

AMAN UZAKLAŞMAYALIM

25-08-2021 Yorum yok. 563
Makbule İnaç

Sanatsal bir yakarış

27-06-2021 Yorum yok. 983

İYİ AİLE OLABİLMEK

08-05-2021 Yorum yok. 899