MAHMUT ATOM DURUK İLE DOBRA DOBRA

06-03-2015 2960 Yorum yok. Yorum Ekle

Beykoz’da uzun yıllardır sürdürdüğü sivil toplum çalışmalarıyla yakından tanınan ve bu çalışmalarını bir adım daha ileri götürmek için yola çıkan, CHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Aday Adayı Mahmut Atom Duruk ile süreç üzerine bir sohbet;

Beykoz’da uzun yıllardır sürdürdüğü sivil toplum çalışmalarıyla yakından tanınan ve bu çalışmalarını bir adım daha ileri götürmek için yola çıkan, CHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Aday Adayı Mahmut Atom Duruk ile süreç üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle kendisini tanıtmasını istediğimiz Mahmut Atom Duruk sözü alarak,

Mahmut Atom Duruk Antalya Akseki’ de 1954 yılında doğdu. İlkokulu Konya’da, orta öğretimini Saint Benoit Lisesi ve lise öğrenimini Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni 1979 yılında bitirdi. Gıda sanayi alanında çalışmalarını ve değişik ticari faaliyetlerini sürdürmektedir. Birçok sivil toplum örgütünde yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı yapmaktadır. TOFD/Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Beykoz Şubesi, MEYED/ Meyve Suyu Endüstrisi Derneği, Aksekililer Derneği ile sivil toplum çalışmalarına devam etmektedir. Türkiye Voleybol Federasyonu ile birlikte 5 yıl boyunca tüm liglere sponsorluk öncüsüdür. Türkiye Atletizm Federasyonu ile birlikte 5 yıl boyunca Akseki Dağ Krosu seçmelerinin sponsorluk öncüsüdür. 3 lisan bilmektedir. Evli ve 2 genç babasıdır.” Diyerek kendisini tanıttı.

Birçok Dernekte sürdürdüğü aktif görevlerini göz önünde bulundurarak, Gençlik, spor ve engelli farkındalığıyla ilgili neler düşündüğünü ve bu doğrultuda voleybol da içinde olmak üzere projelerini öğrenmek istediğimiz Duruk, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: Birlikte olduğum kurumlarla yaptığımız en önemli ve büyük çalışma Türkiye Voleybol liglerinde 5 yıl boyunca tüm liglere sponsor olmamızdır.  Aynı zamanda milli takımada sponsorluğumuz oldu. Gençlerin spora, özelikle voleybola yönelmesi için ciddi aktiviteler yaptık. Voleybol özellikle centilmen bir spor. Darbe riski ve vücut teması yok denecek düzeyde. Bu sebeple kızlarımızın daha rahat yönelebileceği bir spor.  Kızlarımızın spordan uzak kalmasını toplumumuz açısından bir yara olarak gördük ve kızlarımızı bu yönde ön plana çıkarmak adına sponsor olmaya karar verdik. Sade kızlara değil erkek liglerine de sponsor olduk. Voleybol oynayan gençlerimiz kendilerine son derece güvenli ve oyun kurabilir durumda oluyor. Bu çok önemli. Bu spor bedenin düzgün ve sağlıklı olmasını sağlıyor. Bu sporu yapan gençlerde boyun ve omuz dik kalıyor. Voleybol hem beden hem de zeka gelişimi için son derece faydalı.

Bununla beraber Milli Eğitim Bakanlığıyla anlaşarak yaklaşık 5000 okula voleybol topu ve filesi dağıttık. Bu vesileyle 3 milyon öğrenciyi voleybolla tanıştırmış olduk. Biliyorsunuz desteklediğimiz kızlar bu alanda dünya şampiyonluğuna kadar ilerlediler.  Biz verdiğimiz destek ve aldığımız başarılarla bu konuda iyi bir sonuca ulaştığımız kanaatindeyiz. Bu tetiklemeyle voleybol gözde ve tercih edilen bir spor olmaya başlamıştır. Bu bizim federasyonla yaptığımız ve benim öncülük ettiğim çalışmalar sayesinde olmuştur.

Voleybol ligleri ve milli takım dışında Atletizm federasyonuyla da çalışmalarımız oldu.  Kurumumla beraber 2007 yılından beri, Türkiye Atletizm Federasyonu ile birlikte düzenlenen Akseki Dağ Koşusu ile atletizme destek verdik.

Engelliler konusunda da çeşitli çalışmalarımız oldu. OFD Omurilik Felçlileri Derneği) ile yaptığımız çalışmalarla Türkiye’ de engelli farkındalığını arttırdık.  Anadolu yakasında Beykoz OFD’ yi kurduk.  Beykoz OFD ile yaptığımız çalışmalarla engelli farkındalığını tetikledik.  Yaptığımız çalışmalarla engellilere karşı bir duyarlılık oluştu. Bunun sonuçlarını belediyelerin engellilere yönelik belli hizmetlerinden gözlemleyebilirsiniz. Bizim amacımız bunu tüm Türkiye’ ye yaymaktı ve başardık. Bir AB projesi yaptık. ‘’Özgür Gökyüzü, Engelsiz Gökyüzü’’ projesini destekledik.

Çevreyi de gençlerimiz ve engelliler kadar önemsiyoruz. Türkiye’ de meyve fidancılığı için ‘’Karaman Çöl Olmasın’’  projesini gerçekleştirdik. Bizim yatırımızla beraber bölge çiftçisinin meyve ağacı dikmesi için devletin %50 meyve fidanlarına hibe vermesini sağladık. Damla sulama yapılamadığı için bölgede hem su hem de verim adına büyük kayıplar yaşanıyordu. Damlama sulama için de %50 devlet hibesi sağladık. Kurumum vasıtasıyla 3000’ e yakın fidan hibe ettik. Çabalarımız sonucunda bölgede hem meyve fidanı ve verim artışı sağlandı hem de %50 fidan ve sulama desteği oluştu.

Yine birlikte çalıştığım bir vakıf üzerinden Türkiye’ de ilk defa konut siteleri ilkokul yaptırdı. Bu konut sitelerinin bulundukları semtte/ mahallede halktan kopuk, izole bir yaşantı sürdürmemesi adına anlamlıdır ve önemlidir. Biz bütün konut sitelerinin sakinlerini yaşadıkları semtte okul yaptırmaya davet ediyorum. Bu örnek bir projedir.

Sorularımıza titizlikle cevap veren Mahmut Atom Duruk’a neden milletvekili aday adayı olduğunu, bu yola nasıl çıktığını,  CHP Teşkilatının Milletvekili adaylarını ön seçimle belirleme konusundaki düşüncelerini sorduk.

Mahmut Atom Duruk; “Yıllardır emek verdiğim sivil toplum kuruluşlarından gelen tecrübemle ve böyle farkındalıklara öncülük etmiş biri olarak Türkiye siyasetinde geleceğe yönelik bir sinerji yaratmak istiyorum.  Bu sinerji toplum adına, toplumun bir arada yaşaması adına, demokrasi adına, kadınlarımız ve gençlerimiz adına olacaktır.

Geçmiş tecrübelerimin getirdiği farkındalığı siyasi hayatımda da aynı şekilde devam ettirmek arzusundayım. Birey toplumu savunuyorum. Gençlerin, kadınların ve tüm bireylerin temel hak ve özgürlükleri için mücadele etmek en temel hedefimizdir.

Bununla beraber devlet kademesi siyasilerce yıpratılmamalıdır Devlet hepimize lazım. Devletimiz her zaman güçlü olmalıdır. Ana temalarımdan biri budur. Demokrasi olgusunun ülkemizin bütün damarlarında en uç noktalarda hissedilmesi ve yaşatılması gerekir. Ben kimseyi eleştirmiyorum, geçmişi de eleştirmiyorum. Ancak gelecekte demokrasiye ihtiyacımız daha çok artacaktır. Bu CHP ve ülke demokrasisi adına çok önemli ve yararlı bir adımdır. Demokrasinin ülkenin tüm hücrelerinde hissedilmesi ve yaşatılması gerektiğini savunuyoruz, bu hücrelerden biri de siyasi partilerdir. Burada kritik ve önemli olan bu seçimler yapılırken delege ve üyelerin bölgecilik ve mezhep gibi algıları ön plana almadan karar vermeleri gerekliliğidir. Böyle bir tutum demokrat düşünceye de ters düşer. Birey toplum üzerinden düşünmeliyiz. Bir süredir gençlerin ve kadınların ön plana çıkması gerektiği konuşuluyor ancak bunun için araçlar ön plana çıkarılmıyor.  Gençlerin sporla bütünleşmesini sağlamalıyız. Özgecan kızımızla ilgili çok şey yazıldı. Ama hiç kimse neden bu duruma düşüldüğüyle ilgili yazmıyor, sadece eleştiriyor, öfkesini tepkisini paylaşıyor. Bu sorunu çözmenin ilk adımı gençleri bir araya getirmek ve ortak paylaşımlarının olmasını sağlamaktır.  Bu birlikte yaşam cinsiyet algısının ön plana çıkmamasını sağlar. Böyle vahşice bir olayın 2 folklorcü arasında yaşandığına hiç şahit oldunuz mu? El ele tutuşup beraber bir faliyette bulunan, yan yana omuz omuza oynayan gençler birbirine bunu yapmaz. Spor gençleri bir araya getirmenin, paylaşımlarını çoğaltmanın en etkili ve en faydalı yoludur. Kişiyi hem bedensel hem ruhsal olarak iyileştirir. Sosyal ilişkilerini kuvvetlendirir.

Bizim ülkemizin geçmişinde köy enstütüleri geleneği var. 1930’ larda, insanların oldukça konservatif olduğu zamanlarda böyle bir şey yaşandığını duydunuz mu? İnsanlarımız kadın- erkek olarak birbirlerinden ne denli ayrıştırılırlarsa bu problem de o denli büyüyecektir.  Toplumun sosyolojik katmanlarında bu ayrışmadan doğan hataları çözeceğiz.  Bakın ülkemizde günde neredeyse 2 kadın öldürülüyor. Neden öldürülüyor? Kimse buna bakmıyor.  Bu ülkenin erkekleri bu denli cani mi? Demek ki bir yönetim hatası var.  Bir şeyler yanlış yapılıyor, bir aradalıkla ilgili sorunlar var. Devlet toplumu, sosyolojik yapıyı ve istekleri ölçüp çözüm üretebilir olmalıdır. Devlet şiddet olaylarına karşı gardını almak zorundadır. Eğer gardını almazsa bu acılar çekilecektir.  Ancak hadım yasası, idam gibi ilkel cezalandırmalar asla çözüm değildir. Cinsel ayrımıcılık Türkiye’ de kadına yönelik şiddetin en önemli sebeplerindendir. Tüm bireylerin cinsiyet ayrımı gözetmeksizin toplumun her katmanında yan yana, omuz omuza birlikteliğini savunuyorum. En önemli hedefimiz gençlerimizin ve kadınlarımızın birey olarak kendi iradeleriyle ayakta durmaları ve toplumda yer edinmeleridir.  Ve tabi ki birey toplum her alanda demokrasi olmaksızın düşünülemez.  Bunun için mücadele edeceğiz.

Beykoz üzerine değerlendirmelerini merak ettiğimiz Duruk’a, yaşadıkları bölgeyle iletişimi kopuk olan işadamlarını ve çıktığı Milletvekili Aday Adaylığı yolunda ailesinin bu yoğun tempoya hazırlıklı olup olmadığını sorduk.

Mahmut Atom Duruk, “Benim kimseye karşı bariyerim yoktur. Telefonum herkese açıktır. İnsanlara değer veririm ve karşılarında bariyer kurmam.  Sekreterlerim, asistanlarım yoktur. Dileyen herkes kolaylıkla bana ulaşabilir. Yaşadığım semtte mahalleliyle, STK larla, esnafla iletişimim vardır. Eğer insanlara bariyer koyarsanız çevreniz dışındaki insanlarla bir araya gelmekte zorlanırsınız. İş dünyasındaki bazı isimler bu mesafeyi kaldıramadıklarından belli lobilerde takılıp kalıyorlar. Bu fikrimce büyük bir hatadır. Bariyerleri ve mesafeleri kaldırmak gerekir. Ben geçmişten bu yana yaşamımda bu bariyerlere yer vermediğim ve insanlarla arama mesafe koymadığım için her kesimle diyalog kurabiliyorum ve açıkçası bundan çok zevk alıyorum. Bu duruma sade ailem çerçevesinde değil de genel olarak bakalım.  Az önce bahsettiğim hayatlarına bariyer koyan çevreler, insanlar ‘neden siyasete atışıyorsun?’ diye sorguluyorlar. Ben rahat bir insanım. Seçilmek – seçilmemek gibi bir kaygım da yok.  Ben siyasi partileri ve siyaseti sivil toplum kuruluşu olarak değerlendiriyorum. Ben bu işe girerken siyaseti bir sivil toplum projesi olarak gördüm ve öyle hareket ettim. Bizim ailemizde sosyal sorumluluk projelerinde yer almak ve katkı sağlamak bir gelenektir.  Ben ailemden gördüğümle ve örnek aldıklarımla yoluma devam ettim. Rahmetli babamın yanı sıra 2 ağabeyim de birçok sivil toplum kuruluşunda etkin olarak yer almaktadır. Kısacası tüm Türkiye çapında ailecek bu çalışmaları sürdürüyoruz.  1950 yılından itibaren yaklaşık 65 senedir sivil toplum hareketlerine, projelerine birfiil destek veriyor ve içinde yer alıyoruz.  Bu yapı tüm Türkiye tarafından bilinmektedir, örnekleri çoktur. Asıl olan toplum yararına enerji harcamak ve bu yönde eylemlerde bulunmaktır.  Bu sebeple belli bir zamanda siyaset mekanizmasının içinde yer almayı önemsiyorum. Ben şu anda bile bu mekanizmaya hizmet ettiğime inanıyorum. Sizlerle bu düşüncelerimi paylaşmak, bunları konuşuyor olmak da siyaset mekanizmasına hizmettir.  Ben bundan mutlu oluyorum. Diyelim ki önümüzdeki günlerde yapılacak olan ön seçimde 0 rey aldık… O zaman hiç mi bir şey yapmamış olacağız?

Bu konuşmayı yaparak bile politikaya katılım adına bir yerlere mesaj vermiş oluyoruz. Sonuç olarak eğer ön seçimlerde milletvekili adayı olamazsam, şimdiye kadar yaptığım gibi sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmalarıma devam edeceğim.

Benim Cumhuriyet Halk Partisi’ ne üyeliğim çok eskilere dayanıyor. Ön yargıları yıkmak ve örnek olmak adına siyaset yapmaya mecburuz. Hiçbir şey yapmaksızın, katkı sunmaksızın eleştirmek yerine elimizi taşın altına sokmamız gerekiyor.  Bunu yaparken devleti politize etmemek gerekir.  Devlette politik anlayışa göre kadrolaşma en önemli sorunlarımızdan biri, buna geçit vermemeliyiz.  Ülkemiz şu an bunun acısını çekiyor.

Biz hiçbir zaman kavim toplumu olmayacağız, sürü toplumu olmayacağız. Her bireyin hak ve özgürlüklerinin olduğu ve bunun temelde aileden başladığı bir yapı inşa etmeliyiz. Her zaman birey toplumu savunmalıyız. Ben planladığım sistemde bunun için çalışacağım. Hak ve özgürlüklerin bireye teslimi bu toplumun omurgasıdır.

Röportajımızın başında da söylediğimiz gibi, Beykoz Sivil Toplum dünyasının çok yakinen tanıdığı, CHP İstanbul1. Bölge Milletvekili Aday Adayı Mahmut Atom Duruk’a sorularımıza verdiği samimi ve içten cevaplar için teşekkür ediyor ve başarılar diliyoruz.

Doğuş Haber




06-03-2015 2960 Yorum yok. Yorum Ekle
Neyir Erkan Şişman

BİZİM NEYİMİZ EKSİK !?

11-11-2017 Yorum yok. 3028
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Sevmek Nedir…

11-11-2017 Yorum yok. 2872

Ben öğrencileri istiyorum…

11-11-2017 Yorum yok. 1534
Makbule İnaç

BEYKOZ’UN ÇINARLARI (2)

11-11-2017 5 yorum. 1865
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ortadoğu ve Türkiye

11-11-2017 Yorum yok. 1056
Asiye Çakır

İNSANLIK NEREYE......

11-11-2017 Yorum yok. 1133
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

ÇAĞIN VEBASI...!!!

11-11-2017 Yorum yok. 2126
Yaprak Akın

NEREDEN NEREYE

11-11-2017 Yorum yok. 1672
Ozan Derviş

Sağ gösterip sol vurmayı ”BEYKOZLU YEMEZ”

09-11-2017 Yorum yok. 1294
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 2664
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 1839
Zeynep Küçük

Duyarlı Ol, Bir İmza da Sen Ver!

02-08-2017 Yorum yok. 2205