Ben öğrencileri istiyorum…

11-11-2017 1534 Yorum yok. Yorum Ekle

1992 yılında Liseye başladığımda bordo rengi süveterli, beyaz gömlekli, diz altı etekli ,bordo rengi muz çoraplı, saçları örülü bir öğrenciydim. Yıl 1995 liseden mezun olmak üzere son karnemi, aldığım gün  yine, beyaz gömlekli, diz altı etekli  bordo rengi muz çoraplı, saçları örülü bir öğrenciydim. Genç bir arkadaş bu yazımı okuyorsa o senin demodeliğin, rüküşlüğün diyerek dalga geçebilir ama bu yazımı okuyan yaşıtlarım ve büyüklerim okul yıllarına dönecektir biliyorum. Okul kıyafetlerinde tek değişikliğimiz belki göze çarptırmadan biraz boyunda oynama veya mevsimine göre muz çorap yerine diz çorabı giymek olan günlerden geldik biz. Lacivert okul armalı ceketi yerine, ağabeyimin bir günlüğüne yine lacivert blazer ceketi giyebilmek adına anneme babama yalvarışını dün gibi hatırlarım. Evet, kurallar vardı. Okul kuralları. Kılık kıyafet, saç… Sanki öğrenci olduğumuzun simgesiydi onlar. Simgesinden de fazlaydı hatta terbiye, utanma, saygı gibi kavramları öğrenci masumiyetini beraberinde getirendi onlar.

Sabah ilk kontrol anne babadandı.Kahvaltı sofrasında ve en son kapıda ayakkabılar temiz boyalı mı diye….

İkinci kontrol okul kapısındaydı. Her sabah düzenli olarak. Disiplin var olunca düzen kaçınılmazdı. Kıyafet uyarısı alan öğrenci sayısı koca okullarda bir elin parmağını aşmazdı.

Artık kıyafet serbest. Öğrenciye de… Öğretmene de… Sanki işler orda karışmaya başladı. Kıyafet serbestliğinin getirdiği rahatlık ve sınırsızlık öğretmen öğrenci ilişkilerine de sıçradı. Ergenlik döneminin’’ dünyanın merkezi benim ‘’diye gürleyen gençleri  bu özgürlükle saygı kavramını da serbestleştirdi. Okul koridorlarında biraz gelişmiş genç kız öğrencimizle, öğretmenlik hayatına yeni başlayan bir meslektaşımı seçmek zorlaştı. Zira giyim tarzları öğretmene ve öğrenciye gelen serbestlikle aynı olmaya başladı. Saç ve makyaj, tırnak bakımı da ekstraları.

Bu saydıklarım bahçeden, sokaktan, toplu taşıma araçlarından göze çarpanlar. Ya sınıfla…. Dış görünüşte yarışan öğretmen öğrenci yarışının en ciddi boyutu belki de sınıflarda yaşanıyor.

Daha ortaokulun son yılları ve lise dönemi boyunca yönlendirme kabul etmeyen bir öğrenci grubu karşımıza çıktı. Derslere katılım eğitim öğretim den ziyade öğretmeni mat etme, kıyafetini, ayakkabısını şaçını eleştirme şekline dönüştü.

Aaa unutmadan kılık kıyafet okullarda serbest olunca evlerdeki kontrolcü anne babalar ilk görev yerini bırakanlar oldu. Hem de ne görev bırakma. Nasıl gidiyor, mevsimine uygun mu makyaj mı yapmış kahvaltı yaptı mı bunların hiç biri önemli değildi nasıl olsa çocuğu söylemişti karışılmıyordu.

Rehber öğretmen olarak görev aldığım yıllarda öğrencilerime lise gömleği çıkmadan sırtınızdan mutlaka bir üniversiteye yerleşmelisiniz, okul disiplininden çıktıktan sonra ister istemez bir rehavete kapılacaksınız derdim. Kurum müdürümde şakayla ciddi arası bana kızardı. Böyle söylersen mezun grup öğrenci bulamayız diye.Şimdi sokakta ,sosyal medyada karşılaştığım ve iş hayatına karışan öğrencilerim bu sözümü bana anlatıp iyi ki diyorlar.

Peki bu güne baktığımızda… 8. sınıf itibariyle ben artık özgür bir bireyim, disiplin, yönlendirme kabul etmem psikolojisi ile hareket eden ve birkaç yıl sonra ergenlik yıllarından eğitiminden, elinde eser kalmayacak bu çocuklarımızla biz anne, baba eğitimciler ne konuşacağız.


Neyir Erkan Şişman

BİZİM NEYİMİZ EKSİK !?

11-11-2017 Yorum yok. 3028
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Sevmek Nedir…

11-11-2017 Yorum yok. 2872

Ben öğrencileri istiyorum…

11-11-2017 Yorum yok. 1535
Makbule İnaç

BEYKOZ’UN ÇINARLARI (2)

11-11-2017 5 yorum. 1865
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ortadoğu ve Türkiye

11-11-2017 Yorum yok. 1056
Asiye Çakır

İNSANLIK NEREYE......

11-11-2017 Yorum yok. 1133
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

ÇAĞIN VEBASI...!!!

11-11-2017 Yorum yok. 2126
Yaprak Akın

NEREDEN NEREYE

11-11-2017 Yorum yok. 1672
Ozan Derviş

Sağ gösterip sol vurmayı ”BEYKOZLU YEMEZ”

09-11-2017 Yorum yok. 1294
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 2664
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 1840
Zeynep Küçük

Duyarlı Ol, Bir İmza da Sen Ver!

02-08-2017 Yorum yok. 2205