Şiddeti aramakta atladığımız, hep sona atılan nokta evlerimiz, ailelerimiz

02-10-2019 621 Yorum yok. Yorum Ekle

İlkokul yıllarında genel konuşmaların yanı sıra Hayat Bilgisi ilk ünitelerinde başlarız sevgi, kardeşlik, dostluk, paylaşmak nezaket gibi olmazsa olmaz kavramlara. Sonra bu Sosyal Bilgiler olur, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olur. Derslerin yanı sıra kitaplar da açıklamalarla, hikâyelerle pekiştirme çabamıza destek olur. Kulüpler kuruyoruz okulda Sosyal Yardımlaşma diye yine çaba yukarıda adı geçen kavramları çocuklarımıza yerleştirmek, benimsetmek.

Tüm bu çabaların yetersiz olduğu ortada manşetlere bakılırsa:

Kadın a şiddet, Kadın Cinayeti, Trafikte Kavga, Akran zorbalığı…

Yaralılar, hayatını kaybedenler...

Okullarda ne kadar üzerinde durulursa durulsun azalmak yerine artan bir şiddete yönelim var içerlerde bir yerde…

Okullarda idareci ve öğretmenlerimizden çocuğumuza ‘’şiddet var mı ?’’  okulda bir başka çocuk çocuğumuza’’ zarar veriyor mu’’ titizizdir, tv’lerdeki diziler konusunda da çoğu zaman teşkil ettikleri durumlar nedeniyle eleştiririz ama olmuyor şiddet bitmiyor hatta artarak devam ediyor.

Okula yöneticilerine, öğretmenlerine baktık, okulda arkadaşlarına baktık hatta olmadı okul idaresinden izinsiz gittik çocuklar arasına müdahale ettik, Tv de şiddet içeren dizileri seçmedik olmuyor olmuyor şiddet azalmıyor artıyor.

Sanırım şiddeti aramakta atladığımız ki bence önce aranması gereken yer ama hep sona atılan nokta evlerimiz ailelerimiz.

Gerek veliler ile yaptığım görüşmelerde, gerekse danışanlarımda en son ve en zor ifade edilendir aile içi şiddet.

Dayak değil 1 tokat attı, sadece itti, dövmezdi ama evde ki eşyaları kırardı, sinirlidir biraz kızınca bağırır masaya vurur diye başlar zorlama sonucu çıkan ilk itiraflar. Babadır, anadır, dededir, amcadır bir başkasına uzmana bile itiraftan utanır sıkılırız çünkü aile mahremi diye kazınmıştır kafamıza. Anlatsa da yukarıdaki gibi hafifletme çabası içinde dökülür kelimeler ağızlardan.

Hâlbuki hamilelikten başlamaktadır, minik bedenin ruhsal gelişimi. Bir sünger misali çeker iyiyi kötüyü derinliklerine. Okula daha başlamadan daha hamilelik süreciyle ortalama 5 senede bebek ve çocuk doldurur zihnini. İşte sizin sır saydığınız, itirafta  bile hafifletme çabasında olduğunuz 1 tokat attı, sadece itti, dövmezdi ama evde ki eşyaları kırardı, sinirlidir biraz kızınca bağırır masaya vurur ifadesinde yaşananlar süngerce emilir de emilir.

Önümüzdeki ay makalemizin devamında buluşmak dileğiyle

Tuncay Ünde

STAJYER YAZARLIĞA BAŞLARKEN

04-11-2019 Yorum yok. 633
Ozan Derviş

Kültür Sanat ve Beykoz

28-10-2019 Yorum yok. 1922
Neyir Erkan Şişman

ASKERİMİZE SELAM OLSUN

28-10-2019 Yorum yok. 1015
Cüneyt Pulant

İnsanlık ve Makam Sahibi Olmak

28-10-2019 Yorum yok. 1859
Osman Topuz

Ey İnsan

28-10-2019 Yorum yok. 948
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOKTUR

28-10-2019 Yorum yok. 929
Hacı Arıcı

KARDEŞİZ, TEK VÜCUT, TEK BİR MİLLETİZ!

28-10-2019 Yorum yok. 498
Çiğdem Topatan

Kyzikos...

28-10-2019 Yorum yok. 549
Bilal Karabacak

Beykoz’da etkinlikler arka arkaya gerçekleşiyor

28-10-2019 Yorum yok. 678
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

O…

28-10-2019 1 yorum. 868
Asiye Çakır

YARIN DEĞİL BUGÜN

28-10-2019 Yorum yok. 1526
Yaprak Akın

BİR SANİYEMİZ BİLE ÇOK DEĞERLİ

28-10-2019 Yorum yok. 585
Makbule İnaç

KADIN İSTERSE BAŞARIR ÇÜNKÜ O BİR ANNE O BİR KADIN

02-10-2019 Yorum yok. 1153
Zeynep Küçük

Spor ve Çocuk

05-08-2019 Yorum yok. 1313

OKUMALI VE OKUTMALIYIZ

05-08-2019 Yorum yok. 972