DEVLET-MÜTEAHHİT-TAŞERON, ilişkisi…

20-05-2018 570 Yorum yok. Yorum Ekle

Özgürlük, Demokrasi, Adalet ve Hukuk, Eğitim, Ekonomi, Sağlık, Sosyal hayat ve spor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan Ülkelerin ilkeleri ve hepsi de insana dayalı, insanlarla hayata geçen, mutlu ve huzurlu yaşamın Mihenk taşları.

Yok yok, birileri gibi hepsine değinme ukalalığı göstermeyeceğim. Haddimi biliyorum. Hatta nüfusu bizim şehir nüfuslarını bulmayan İskandinav ülkelerini de örnek vermeyeceğim.

Özgürlük ve Demokrasi, her canlının olmazsa olmazı. Bu net. Ama hayatın diğer alanlarında ‘’huzur’’ için EĞİTİM ama gerçek ve iyi eğitim şart.

Ekonomi yolunda değilse, insanlar geçim sıkıntısı çekiyorlarsa, hatta, Adalet mekanizması yavaş, hızlı ve adaletli değilse, insanların yüzü gülmez ve böyle ortamlar hiç güven vermez.

Daha yakın tarihte, bir genç haykırmıştı, BİZ KENDİMİZE KİMİ ÖRNEK ALACAĞIZ…  diye...

Ülkem her alanda akla hayale gelmeyecek olaylar yaşıyor ki şaşırıp kalakalmamak elde değil. Hemen her şey suiistimal ediliyor. Ama buna, en üst düzey kanun yapıcı insanlarımızın kararları ve orada bıraktıkları boşluklar sebep olmaktadır.

Dedim ya ukalalık yok, bildiğim konuyu işleyeceğim diye, öyleyse mesele, malumunuz olduğu gibi son 20 yılın Ekonomik lokomotifi Ülkemizde İNŞAAT sektörü. Bireysel yapıların yanı sıra Kentsel dönüşüm, yeniden yapılandırmalar ve güçlendirilen binalar. En sağlıklı ticaret otokontrolü sağlıklı yapılan ticarettir.

Ülkemiz, sermayesi iş gücü olan veya borç batağında olan işverenlerle dolup taşıyor. Zaten altyapımızda gösteriş ve abartı var. Sağlıklı büyümeyi bilmiyoruz.

Büyürken, kurumsallaşmak yerine bireyselleşmeyi ve tek adamlığı benimseyince ayakta kalmak mümkün olamıyor. Bir kere sendeledin mi gittin… Tüm krediler, kapılar, imkânlar, (Devlet kapısında da)bitiveriyor.

GELELİM, İHALE KURUMU-MÜTEAHHİT-ALT TAŞERON meselesine;

2000’li yıllardan sonra, Devlet eski kamu binalarının bir kısmını ‘’Güçlendirme kapsamında, birçoğunu da tamamen yeni arazilerde yeni baştan yapmakla ilgili açtığı ihalelerle parmakla sayılacak sayıda Müteahhitlere vermiş ve de vermektedir.”

Yine ne yazık ki bunların hiçbiri Koç-Doğuş-Sabancı vb. gibi kurumsal firmalar değillerdir. Ve yine Devlet ihale verdiği firma şantiyelerine profesyonel Denetleyici firma atamaktadır. Hafriyattan, su basmanlarına, kazıklı inşaat ve de beton-duvar bitimi ardından ince işler ve iç tefrişatın tamamı ile ilgili işler için onlarca branş, yüzlerce eleman gerekmektedir.

Pek tabii ki ihaleyi alan Müteahhit, kendisine en uygun fiyatla yukarıda bahsettiğim kalemlerdeki işler için, Alt taşeron arar ve bulur. Zira ihale sözleşmesi kendisine bu hakkı vermektedir.

Bunu ihaleyi açan Kurum ve Yetkililer biliyorlardır elbette, verdikleri işi, en yüksek kalitede ve en kısa zamanda teslim almak haklarıdır.

Zira her iş bitiminde yapılan ‘’HAKEDİŞ’’ Bedelini müteahhidin hesabına nakden yatırmaktadır. Buraya kadar her şey normal. Eksik olan şu, ihale kurumu, şantiyede ücreti mukabil görevlendirdiği ‘’Denetim‘’ firmasına sadece, betonun kalitesi, demirin kalınlığı, alüminyumun et kalınlığı, ahşabın, suntanın, medflam, vs. vs sorup o raporlarla yetinmemeli.

Zira o işleri, hesabına nakit parayı alıp, imalat ve uygulamaları yapan alt taşeronlara 90-120 gün sonraya çekler veren Müteahhit yapmamaktadır. Denetim firması, o şantiyelerde, imalat ve uygulama yapan firmaların, yaptıkları işlerin karşılığında paralarını alıp alamadığını da Rapor etmeliler.

Bu durumdan mustarip olup iflas eden, mağdur olan firmalar var. Bunlara sebep olan müteahhitler ‘’iflas erteleme’ ’zırhına girip kurtulurken, alt taşeronlar alacaklarının tahsili için açtıkları davaları dahi yürütememektedirler. Kaldı ki erteleme talep eden firmaların, nerede ne iş yaptıkları ve kimlerle çalışıp işler yaptırdıklarını araştırıp, huzurda mutabakat beyanları sonunda bu talebe müspet, menfi yanıt vermelidir.

Yani, ihale açan Kurumlar, kendi ülke esnafının kepenk kapatmasına, ekonomisinin sallanmasına seyirci kalmamalıdır. Yoksa binlerce işçi, yüzlerce firma ve alacaklarını tahsil edemeyen, kurum, kuruluşlar ve şahıslar da mağdurlar sınıfından çıkamayacaklardır.

Hal böyle olunca da işsizlik, enflasyon ve faizle mücadele gücü, zaman zaman kaba güce, kanunsuzluğa kadar gidebiliyor.

Güven ortamının olmadığı yerde ’’SU’’ bile içilmez oluyor. Her türlü musibetin, ahlaksızlığın sebebi, Ekonomik çöküntüdür.

Bu sebeple ‘’OTOKONTROLÜ’’ Adaletli insanlarla Bulursak… !!! yaptırmalıyız.                                                                                                   Benden, Kamuoyu ve yetkililere, hatırlatma ve öneri olarak alınmasını diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla.


Ozan Derviş

RAMAZAN RUHUNU VE BEREKETİNİ KAYBETMEYELİM

13-06-2018 Yorum yok. 1407
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1342
Neyir Erkan Şişman

Seçime Doğru

13-06-2018 Yorum yok. 557
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Geleceğin Gençliği

13-06-2018 Yorum yok. 701
Zeynep Küçük

Kahve ve Kitap

13-06-2018 Yorum yok. 486

HOŞGÖRÜ VE SABIR

13-06-2018 Yorum yok. 265
Makbule İnaç

Şeker Tadında Eski Bayramlar

13-06-2018 Yorum yok. 881
Yaprak Akın

İMAR AFFI ÖZETİ

20-06-2018 Yorum yok. 328
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAKSIZMIYIM… ?

13-06-2018 Yorum yok. 797
Asiye Çakır

NE GÜZEL ÇOCUKLARDIK BİZ!

13-06-2018 Yorum yok. 1606
Cüneyt Pulant

Üslup !

20-05-2018 Yorum yok. 944