Bahar Beykoz’a Gelince

16-04-2018 1499 Yorum yok. Yorum Ekle

Erguvan ağacının çiçekleri, dağlardaki kır çiçekleri, bahçelerdeki bahar dalları yüzünü güneşe dönmüş baharın coşkusunu paylaşırcasına güneş ışıkları dalların arasından süzülür. Sahilde çay ve kahvenizi yudumlarken bir başkadır boğaza bakmak, bir de sohbet etmek için yanınızda sevdiğiniz bir arkadaş, dost varsa bırakın baharın güzelliği sizi kucaklasın.

Beykoz da baharı karşılamak çok keyifli olur, Beykoz boğazın kıyısında bir tarafı deniz bir tarafı orman olan güzel bir ilçedir. Tarihi yerleri, sımsıcak cık insanlarıyla güzel köyleri görülmeye değerdir.

TEGV çocuğu gözüyle Anadolu feneri;

ANADOLU FENERİ

 

Anadolu Feneri’nin Mavvi’si

 

Naz Kuzu

 

Köy,  Anadolu Feneri adını, içinde tüm heybetiyle yükselen Fener’den alıyor. Cenevizlilerin inşa ettiği Fener’in yapım tarihi 1648 olarak biliniyor. Köydeki, Fener’in hemen yanında gözüken ulu minaresiyle duran camisi ise 100 yıllıktır. Anadolu yakasındaki boğazın Karadeniz’e açılan noktası olarak tanımlanır Anadolu Feneri.

Tam karşı kıyıda ise, tüm ihtişamıyla Rumeli Feneriyle selamlaşırlar tarih boyunca. Gemilere yol gösterip, deniz trafiğini düzenlerler.

1600’lü yıllarda Ahıska’dan göç etmiş Türklerden oluşan köy halkından, bugün yaklaşık 500 kişi yaşıyor Fener’de.  Hafta sonları ve tatil günleri özellikle güzel havalarda köyün nüfusu bir anda artıyor. Hatta trafik bile kilitleniyor.

Biz, çevremizi gezelim etkinliğimizde Anadolu Feneri’ne geldik. Burada tam köyün girişinde mavi kapısı, kapısında sakince yatan kedileri, köpekleriyle bizi Mavvi Kapı kafe karşıladı. Leyla Soysal ve eşi Ali Soysal, 27 yıldır burada yaşıyor. İlk zamanlar sadece tatil amaçlı geldikleri Anadolu Feneri’ni o kadar sevmişler ki, bir süre sonra şehir yaşamından ayrılıp burada yerleşik düzene geçmişler. 2.5 yıldır da Mavvi Kapı kafeyi işletmeye başlamışlar.

“Maviyle içi içe olan bir yaşamda kafemizin adının mavi olması kaçınılmazdı bizim için” diyor Leyla hanım. Şimdilerde, köye gelen yerli ve yabancı turistleri özellikle hafta sonları leziz kahvaltısıyla ağırlayan kafe, aslında Fener’in eski ekmek fırınıymış. 1909 tarihinde inşa edilmiş olan tarihi fırın, kitabesi ve tarihi dokusu korunarak aslına uygun olarak 5 yıllık zorlu bir süreçte yenilenmiş.

Mavvi Kapı Anadolu Feneri’nin en şık binası. Bu sevimli ve şirin kafenin iç dekorasyonunda kullanılan birbirinden kıymetli eşyalar Leyla Hanım ve eşinin aile yadigarı. Sizin de, bir gün yolunuz buraya düşerse muhakkak Mavvi Kapı’ya uğrayın. Çok güzel keklerinden yiyip, meyve sularından için bizim yaptığımız gibi.

 

Naz kuzuya bu güzel haberi için teşekkür ederiz, Diğer haberler sırasıyla gelecek


Ozan Derviş

RAMAZAN RUHUNU VE BEREKETİNİ KAYBETMEYELİM

13-06-2018 Yorum yok. 1407
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1342
Neyir Erkan Şişman

Seçime Doğru

13-06-2018 Yorum yok. 557
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Geleceğin Gençliği

13-06-2018 Yorum yok. 701
Zeynep Küçük

Kahve ve Kitap

13-06-2018 Yorum yok. 486

HOŞGÖRÜ VE SABIR

13-06-2018 Yorum yok. 265
Makbule İnaç

Şeker Tadında Eski Bayramlar

13-06-2018 Yorum yok. 881
Yaprak Akın

İMAR AFFI ÖZETİ

20-06-2018 Yorum yok. 328
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAKSIZMIYIM… ?

13-06-2018 Yorum yok. 797
Asiye Çakır

NE GÜZEL ÇOCUKLARDIK BİZ!

13-06-2018 Yorum yok. 1606
Cüneyt Pulant

Üslup !

20-05-2018 Yorum yok. 945